Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), iklim değişikliğiyle mücadele, çölleşme ve erozyonun önlenmesi ile sürdürülebilir arazi yönetimi konularının ele alındığı bir programa ev sahipliği yaptı. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün’ün konuşmacı olduğu programda, iklim değişikliğinin çevre, ekonomi, sağlık ve günlük yaşam üzerindeki etkileri değerlendirildi.
BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sinan Uyanık, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Üçlü COP Yılı Çerçevesinde İklim, Rio Sinerjisi ve Çölleşmeyle Mücadele Faaliyetleri” başlıklı konuşmada, iklim politikaları ve uluslararası iş birliğinin önemi öne çıktı.
İklim değişikliği birçok alanı etkiliyor
Prof. Dr. Kasım Yenigün, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Orman yangınları, kuraklık, toz taşınımı, sel ve heyelan gibi olayların etkilerine dikkat çeken Yenigün, değişen iklim koşullarının tarımsal üretimden su kaynaklarına, enerji üretiminden ulaşıma ve insan sağlığına kadar pek çok alanı etkilediğini ifade etti.
Risklerin azaltılması ve değişen koşullara uyum sağlanması için bütüncül politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yenigün, toplumun tüm kesimlerinin iklim değişikliğiyle mücadelede sorumluluk üstlenmesinin önemini dile getirdi.

Doğal kaynakların korunması öne çıktı
Karbon salımının azaltılmasının yanı sıra ormanların, tarım alanlarının ve meraların korunmasının da iklim değişikliğiyle mücadelede önemli olduğunu belirten Yenigün, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve karbon yutak alanlarının artırılmasına işaret etti.
Bireysel tüketim alışkanlıklarının doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artırabildiğini kaydeden Yenigün, sürdürülebilir bir gelecek için üretim ve tüketim süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
COP31 Antalya’da düzenlenecek
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in, uluslararası iklim iş birliğinin geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Yenigün, toplantının yalnızca ülkelerin karar aldığı bir platform olmadığını ifade etti. Kamu kurumları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının ortak çözümler geliştirmesi için de COP31’in önemli bir zemin oluşturacağını kaydetti.
COP31’in öne çıkan başlıkları
Programda COP31 kapsamında gündeme gelecek sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, temiz enerji dönüşümü, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim temaları da ele alındı.
İklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel bilgi, teknolojik yenilik ve uygulamaya dönük projelerin önemine dikkat çeken Yenigün, üniversitelerin bu süreçte aktif rol üstlenebileceğini belirtti.
Üniversite ve kamu iş birliği çağrısı
Üniversitelerin araştırma ve geliştirme kapasitesinin çevre sorunlarının çözümüne katkı sunabileceğini ifade eden Yenigün, akademisyenleri ve öğrencileri iklim değişikliği, sürdürülebilir arazi yönetimi, afet risklerinin azaltılması ve doğal kaynakların korunmasına yönelik çalışmalara davet etti.
Yenigün, kamu kurumları ile üniversiteler arasında geliştirilecek ortak projelerin bilimsel bilginin uygulamaya aktarılmasını ve iklim değişikliğiyle mücadelede somut sonuçlar elde edilmesini destekleyeceğini kaydetti.


