Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Timur Özdemir
Timur Özdemir

Sağlık olsun demek yetmez!

Günlük hayatın içinde en çok kullandığımız cümlelerden biridir: “Sağlık olsun

” Bir işimiz ters gider sağlık olsun deriz…

Maddi kayıp yaşarız sağlık olsun deriz…

Hasta ziyaretine gideriz, “Geçmiş olsun, yeter ki sağlık olsun” diye teselli ederiz.

Hatta çoğu zaman sohbetlerin başı da sonu da aynı yere çıkar:

Sağlık…

Aslında bu sözün içinde büyük gerçek saklıdır.

Çünkü…

İnsan sağlığını kaybettiği zaman; makamın, paranın, başarının, hatta birçok hedefin anlamı azalır.

Peki hepimizin bu kadar kıymet verdiği sağlık için gerçekten ne yapıyoruz?

Dikkatli beslenmek, arada diyet yapmak, kilo alınca birkaç gün yürüyüşe çıkmak elbette önemlidir ama yeterli değildir.

Çünkü…

Sağlıklı yaşam, dönemsel heveslerle değil; yaşam kültürüyle mümkündür. Sporun da hayatımızın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesi gerekir. Tıpkı yemek yemek, su içmek ve uyumak gibi…

Bugün toplum olarak spor denince hâlâ büyük ölçüde profesyonel müsabakaları, dev statları ve transfer haberlerini konuşuyoruz.

Oysa…

Spor sadece seyredilen değil, yapılan bir faaliyet olmalıdır. Çocukların okul hayatında, yetişkinlerin iş yaşamında, yaşlı bireylerin sosyal hayatında sporun mutlaka yeri olmalıdır.

Atalarımızın söylediği “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” sözü boşuna söylenmemiştir.

Ancak…

Ne yazık ki eğitim sistemimizde beden eğitimi dersleri çoğu zaman ikinci planda kalmakta, çocukların spor yapabileceği alanlar ise yeterince artırılamamaktadır.

Ne yazık ki…

Betonlaşan şehirlerde spor alanları yerine çoğu zaman sadece otopark ve alışveriş merkezleri yükselmektedir.

Üstelik milyarlar harcanarak yapılan dev stadyumlar da çoğu zaman iki haftada bir kullanılan, geri kalan günlerde sessizliğe gömülen yapılar hâline dönüşmektedir.

Halbuki…

Doğru planlama ile bu alanlar yaşayan sosyal merkezlere dönüştürülebilir. Tribün altlarına bireysel spor salonları, yürüyüş alanları, çocuk spor akademileri, kafeler, kültür-sanat merkezleri ve sosyal yaşam alanları yapılabilir. Böylece spor tesisleri sadece maç günü değil, haftanın her günü yaşayan mekânlar olur.

Spor salonlarının önemli bir kısmı da maalesef aynı sorunu yaşamaktadır.

Sporun sağlık açısından önemi ise artık tartışılmaz bir gerçektir.

Düzenli spor yapan bireylerin sağlık harcamalarının, hareketsiz yaşayan insanlara göre çok daha düşük olduğu bilimsel araştırmalarla da ortaya konulmaktadır.

Yani spor sadece insanı sağlıklı tutmuyor; aynı zamanda ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlıyor.

Bugün devletler sağlık harcamalarına milyarlarca lira ayırıyor. Hastaneler yapılıyor, tedavi sistemleri geliştiriliyor. Bunların hepsi elbette çok kıymetlidir.

Ancak asıl önemli olan, insanları hasta olduktan sonra tedavi etmek değil; hasta olmadan önce koruyabilmektir.

Çünkü koruyucu sağlık sistemi, tedavi sisteminden çok daha ekonomik ve çok daha insancıldır.

Tam da bu nedenle spor, sadece bireysel bir uğraş değil; devlet politikası hâline gelmelidir.

Spor yapan vatandaş teşvik edilmeli, spor harcamalarının bir kısmı desteklenmeli, iş yerlerinde spor kültürü yaygınlaştırılmalı ve her mahallede ulaşılabilir spor alanları oluşturulmalıdır.

Bazı ülkelerde vatandaşların spor için yaptığı harcamaların belirli kısmı devlet tarafından karşılanmaktadır.

Benzer uygulamalar ülkemizde de neden olmasın?

Nasıl ki trafik sigortalarında kaza yapmayan sürücüler ödüllendiriliyorsa, sağlıklı yaşamı benimseyen bireyler için de teşvik sistemleri geliştirilebilir.

Sağlığına dikkat eden, düzenli spor yapan ve sağlık harcamalarını azaltan vatandaşların farklı avantajlarla desteklenmesi mümkündür.

Bir kez daha belirtelim…

Sağlıklı toplum, güçlü devlet demektir.

Sağlıklı birey; daha üretken, daha mutlu ve daha verimli bir yaşam sürer. Bunun kazananı sadece birey değil, toplumun tamamıdır.

Özetle; sadece hastane yapmak değil, insanların hastalanmasını önleyecek yaşam alanları oluşturmak gerekir. Sporun hayatın her alanına yayılması, geleceğe yapılacak en değerli yatırımlardan biridir.

Belki de artık şu cümleyi sadece teselli olarak değil, bilinçli bir yaşam anlayışı olarak söylemenin zamanı gelmiştir:

“Sağlık olsun…” demek yetmez; sağlık için yaşamak gerekir.

YORUMLAR

Bir adet yorum var

  1. Hocam kaleminize, yüreğinize sağlık. Umar ve dilerim ki, böylesi vizyon ve hedefi olan; sporu yaşam kültürü kabul edip uygulayan sizi duyan ve icraate dökecek imkânları sunan, kendinden ve koltuğundan emin birileri çıksın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − 4 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER