Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Medicana Bursa Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Nilüfer Avcı, hastalıkla mücadelede erken tanı, düzenli taramalar ve kişiye özel tedavi planlarının önemine dikkat çekti.
Avcı, meme kanserinin meme dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla geliştiğini belirterek yaşın önemli bir risk faktörü olduğunu, ancak hastalığın genç kadınlarda da görülebildiğini ifade etti.
Meme kanserinde hangi belirtilere dikkat edilmeli?
Meme kanserinin erken evrelerde belirti vermeyebileceğini belirten Prof. Dr. Avcı, düzenli taramaların ve yaşa uygun görüntüleme yöntemlerinin önemini vurguladı.
Avcı, memede yeni ortaya çıkan sertlik ya da kitle, şişlik, kalınlaşma, boyut ve şekil değişiklikleri, ciltte çökme, portakal kabuğu görünümü, meme başında içe çekilme ve kanlı akıntı gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Memede ağrı olmamasının kanser olmadığı anlamına gelmediğini hatırlatan Avcı, şüpheli değişiklikler fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir sağlık uzmanına başvurulması gerektiğini belirtti.
Risk faktörleri arasında neler bulunuyor?
Meme kanserinin gelişiminde birden fazla faktörün rol oynadığını ifade eden Avcı, öne çıkan risk faktörlerini şöyle sıraladı:
İlerlemiş yaş, erken yaşta adet görme ve geç menopoza girme, ailede meme, yumurtalık ya da erkek meme kanseri öyküsü, alkol ve tütün kullanımı, fazla kilo ve fiziksel aktivite azlığı, BRCA gen mutasyonu taşıyıcılığı. Bu faktörlerin hastalık riskini etkileyebileceğini belirten Avcı, belirtiler olmasa da yaşa ve kişisel risk durumuna uygun taramaların ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Mamografi ve biyopsi hakkında yanlış bilinenler
Toplumda mamografinin kanser hücrelerini yaydığına ya da kansere neden olduğuna yönelik yanlış inanışların bulunduğunu belirten Prof. Dr. Avcı, bu iddiaları destekleyen bilimsel kanıt olmadığını söyledi. Avcı, mamografinin erken tanıdaki faydasının önemini vurguladı.
Biyopsinin kanserin yayılmasına neden olduğu düşüncesinin de yanlış olduğunu ifade eden Avcı, memedeki şüpheli kitlenin değerlendirilmesi ve doğru tedavi planının oluşturulması için gerekli görüldüğünde biyopsi yapılmasının önemini dile getirdi.
Tedavi her hastaya özel planlanıyor
Meme kanserinde herkese aynı tedavinin uygulanmadığını belirten Avcı, tedavi planının hastanın ve tümörün biyolojik özelliklerine göre oluşturulduğunu kaydetti. Kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarının hastaların tedavi sürecinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Kadınlara kendi memelerindeki normal yapıyı tanımaları ve yeni değişiklikleri fark ettiklerinde gecikmeden sağlık uzmanına başvurmaları çağrısında bulunan Avcı, erken tanı konusunda korku yerine farkındalığın ön planda tutulması gerektiğini vurguladı.

