1957 yılında ilkokulu bitirdikten sonra çırak olarak başladığı ayakkabıcılık mesleğini tam 69 yıldır sürdüren 81 yaşındaki Abidin Uzun, Sakarya’daki 10 metrekarelik dükkânında her gün tezgâhının başına geçmeye devam ediyor. Mesleğine duyduğu sevgiyi hiç kaybetmediğini söyleyen Uzun, geleneksel zanaatların artık yok olma noktasına geldiğini dile getirdi.
O yıllarda yalnızca birkaç meslek seçeneği bulunduğunu anlatan Uzun, terzilik, ayakkabıcılık, berberlik, marangozluk ve demircilik arasında ayakkabıcılığı tercih ettiğini söyledi. El emeğine dayalı üretimin her zaman emek istediğini ifade eden usta isim, yıllar geçse de mesleğini severek yaptığını vurguladı.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sektörün büyük ölçüde makineleştiğini belirten Uzun, uzun süren çıraklık dönemlerinin artık geride kaldığını söyledi. Artan maliyetler ve gençlerin farklı sektörlere yönelmesi nedeniyle mesleğin geleceğinin kalmadığını ifade eden Uzun, “Bizim ustalarımız gitti, biz son nesil olarak kaldık. Bu işi devam ettirecek yeni nesil yetişmiyor” sözleriyle mesleğin içinde bulunduğu durumu özetledi.
Gençlerin daha kısa çalışma saatlerine sahip ve fiziksel olarak daha az yorucu işlere yöneldiğini belirten Uzun, bu tercihi anlayışla karşıladığını ancak el sanatlarının giderek kaybolmasının kültürel bir kayıp olduğunu dile getirdi.

