Bursa bu hafta acıların şehri oldu.
İlk önce kulübün yılların aşçıbaşısı Ramazan Korkmaz ani kalp krizi ile pazar sabahı vefat etti.
Ardından Bursalı hemşerilerimizin Denizli, Pamukkale gezisi turu için çıktıkları yolda Akhisar civarında yaşadıkları elim trafik kazası ile 11 kişi hayatını kaybetti.
Bu acılara üzülürken birde Bursaspor maç kaybetti.
Bu acılar Bursa şehrine kâbus gibi çöktü.
Ölen hemşerilerimize, Allahtan rahmet yaralı olanlara acil şifalar yakınlarına başsağlığı, sabırlar diliyorum.
Gelelim maça.
Mustafa Hoca’nın sahaya sürdüğü on bire bakınca orta sahada Lewis Baker ilk defa orta sahada, santrafor Emir Kağan sağ kanatta, sakatlıktan çıkan Amine Boutrah’ı ilk on bire koyduğunu gördük.
Peki, bu oyuncuları sahada gördük de takıma katkılarını görebildik mi?
Maalesef göremedik!
Umut beslediğim Baker hayal kırıklığına uğrattı.
Oysa milli maç arasını iyi değerlendirir hazır olur diye kendisinden beklentim yüksekti.
Oynadığı futbol ile Lincoln Henrique ve Soner’i arattırdı.
Tribünlerin her zamanki gibi müthiş cendere ve tezahüratları eşliğinde maç başladı.
Maç yazılarında dakika ve gelişmeleri yazmayı sevmiyorum, ancak bu yazımda yazacağım.
Çünkü ilk yarı her iki takım içinde yazılacak birer pozisyonları vardı.
- dakika ‘da Bursaspor adına Ivan Šaranić kaçırdığı net gol pozisyonu. 21. dakikada Mardin 1969 un attığı gol vardı.
Yani boşa harcanan bir ilk yarı izledik.
İkinci yarıya 3 oyuncu değişikliği ile başladı ev sahibi takım.
Taraftar değişimden memnun oyuna yeni girenlerden umutluydular maçı çeviririz diye düşündük hepimiz.
Beklenen olmadı, sadece maça biraz hareketlilik katmış olsa da, skora etkisini ancak 81. dakikada Kelechi Iheanacho’nun ayağından bulduğu gol ile gördük.
Hepimizin dediği gibi iyi ki Kelechi’miz var.
Attığı gol sonrası gösterdiği duygusal mesajı, karakterli yapısı manevi saygısı ile kısacası her hareketi ile takdir edilen kişilik abidesi bir insan.
Allah varlığını eksik etmesin.
Diyeceğim böyle mükemmel insana Allah’ta yardımcısı oluyor iyi niyetini mükâfatlandırıyor ve maşallah her hafta boş geçmiyor daim olsun inşallah.
Yazımın sonunda takımı bireysel olarak eleştirmeyeceğim, bu maç sürecinde çok pas yapan rakip takım kalesine nasıl hücum yapacağını bilmeyen her zamanki gibi basit goller yiyen kopuk kopuk futbol oynayan ve Kelechi haricinde gole ulaşmayı beceremeyen bir oyuncu topluluğu vardı.
Hani…
Kötü oynadığımız maçları kazandık ve büyük takımız kötü oynarken de kazanıyoruz diyoruz ya.
Demek öyle olmuyormuş!
Çekirge misali bir kaç kere sıçrayabilirsin ancak her zaman sıçrayamazsın, kolunu kanadını kırarlar.
Onun için “ben büyük takımım ben kötü oynasam da yenerim” dememek gerektiğini Mardin 1969 takımı bizi 2-1 yenerek gösterdi.
Velhasıl…
Her şerde hayır vardır inancım ile önümüzdeki maçları değerlendirmek, bazı kararlarda cesur olmak gerekir diyerek, Bursa’mızın bu hafta yaşadığı kazaları tekrar yaşamamasını temenni ediyorum.
Sevgilerimle.

