Yıllardır bu sistemi oynatan teknik adamlara yazdım…
Korkmayın, korkak oynatmayın. Futbol basit oyundur, onu oynatın yeter.
Kendi evinde 42 bin taraftarının önünde yumuşak, kağnı arabası gibi oynayan bir takım.
Daha önceki yazılarıma baktım.
Uyarmış ve yukarıdaki cümleyi yazmışım.
Ancak ne dediler?
“Galibiz ya! Daha ne olsun”
Biz iyi değiliz çok ağır oynayan bir takımız.
Ne yaptı Mardin?
İki hızlı top ve çabuk oyunla 2 gol bulup, 3 puanı aldı, Uludağ’a selam çaktı, gitti.
Şu 3 haftalık arada niye çabuk oyunu öğretemedik?
Bu ara Bursaspor’a yaramamış.
Hem de hiç faydası olmamış.
Yan pas- geri pas! Al gülüm, ver gülüm!
Ne oynuyoruz?
Rakipler çözmüş…
“Bunlar ağır oynuyor, savunmalarında açık veriyorlar. Hızlı oynarsak yeneriz.”
İşte bu kadar.
Olması gereken ne varsa yaptılar ve evimizde ilk yenilgiyi tattırdılar.
Böyle gider mi?
Zor.
Bu takımda Halil Akbunar, Lincoln ve zaman zaman oynayan Soner arandı.
Ertuğrul’dan forvet yaratmak yıllar önceki Ömer Erdoğan’ı aklımıza getirdi de. Bu kaptanı zor durumda değil de her zaman hatırlayın. Aylardır oynamayan oyuncudan ne bekleyebiliriz ki?
Küsen bir Ertuğrul ve Soner’den başarı beklemek zor.
O oyuncuları oynatabilmek ve aynı durumda tutabilmek yetenek ister. Bunu da Mustafa Er ve ekibi yapabilir mi?
Velhasıl…
Bu ligde puanlar kaybedilebilir.
Ancak…
Korkak ve yan pas- geri pas oynanmaz.
Hele ki…
Kağnı arabası gibi futbolun yeri hiç yok bu ligde.














YORUMLAR