Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Mide kanserinde erken tanı tedavi sürecini değiştiriyor

Mide kanseri erken dönemde belirgin belirtiler vermeden ilerleyebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş, uzun süren mide ağrısı, hazımsızlık ve açıklanamayan kilo kaybı gibi şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Mide kanseri erken dönemde belirgin belirtiler vermeden ilerleyebiliyor. Genel Cerrahi

Belirtiler hafife alınmamalı

Mide kanseri, erken evrelerde belirgin şikâyetlere yol açmadan ilerleyebiliyor. Liv Hospital Vadi İstanbul Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hasan Bektaş, erken tanının tedavi seçeneklerini artırdığına dikkat çekerek uzun süren mide ağrısı, hazımsızlık, erken doyma ve açıklanamayan kilo kaybı gibi belirtilerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Mide kanserinde aile öyküsü, Helicobacter pylori enfeksiyonu ve bazı beslenme alışkanlıkları risk faktörleri arasında yer alıyor. Bektaş, erken tanı, risklerin azaltılması ve tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mide kanseri riskini azaltmak mümkün

Hastalığın tamamen önlenmesi mümkün olmasa da bazı önlemlerle riskin azaltılabileceğini belirten Bektaş, Helicobacter pylori enfeksiyonunun tespit edilerek tedavi edilmesinin önemine işaret etti. Sigaradan uzak durulması, aşırı tuzlu, tütsülenmiş ve işlenmiş gıdaların sınırlandırılması, sebze ve meyve ağırlıklı dengeli beslenme de riskin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.

Aile öyküsü olanlar takip edilmeli

Anne, baba veya kardeş gibi birinci derece yakınlarında mide kanseri görülen kişilerin risk değerlendirmesinden geçmesi gerektiğini belirten Bektaş, aile öyküsünün mutlaka hastalığın gelişeceği anlamına gelmediğini ifade etti.

Bu kişilerde Helicobacter pylori enfeksiyonunun araştırılması, gerekli durumlarda genetik danışmanlık alınması ve gastroskopi takiplerinin kişisel risk düzeyine göre planlanması önem taşıyor.

Erken tanıda gastroskopi öne çıkıyor

Uzun süren mide ağrısı, hazımsızlık, erken doyma, iştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı, bulantı, kusma, yutma güçlüğü ve kansızlık mide kanserinde dikkate alınması gereken belirtiler arasında bulunuyor. Dışkının siyah renkte olması da önemli bulgular arasında yer alıyor.

Bu şikâyetlerin farklı hastalıklardan kaynaklanabileceğini belirten Bektaş, belirtilerin uzun sürmesi veya giderek artması durumunda hekim değerlendirmesinin gerekli olduğunu vurguladı.

Tanıda temel yöntemlerden biri olan gastroskopiyle mide iç yüzeyi inceleniyor, şüpheli bölgelerden biyopsi alınabiliyor. Kesin tanı, alınan dokunun patolojik incelemesiyle konuluyor. Hastalığın evresini ve yayılımını belirlemek için bilgisayarlı tomografi, endoskopik ultrason ve gerekli durumlarda PET/BT gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor.

Erken evrede saptanan bazı küçük ve yüzeyel tümörler, uygun kriterleri karşılamaları halinde cerrahi müdahaleye gerek kalmadan endoskopik yöntemlerle çıkarılabiliyor.

Tedavi hastaya özel planlanıyor

Mide kanserinde tedavi yöntemi; tümörün evresine, mide içindeki konumuna, yayılım durumuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirleniyor. Bazı erken evre tümörler endoskopik yöntemlerle tedavi edilebilirken, tamamen çıkarılabilir hastalıklarda cerrahi uygulanabiliyor. Bazı hastalarda ise ameliyat öncesinde kemoterapiyle tümörün küçültülmesi hedefleniyor.

Kanserin uzak organlara yayıldığı durumlarda tedavi yaklaşımı değişebiliyor. Bektaş, tedavi planının farklı uzmanlık alanlarının iş birliğiyle ve hastanın ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Robotik ve laparoskopik cerrahi seçenekleri

Uygun hastalarda mide kanseri ameliyatlarının laparoskopik veya robotik yöntemlerle yapılabildiğini belirten Bektaş, küçük kesilerle gerçekleştirilen bu yöntemlerin daha az ameliyat ağrısı, daha az kan kaybı ve daha hızlı iyileşme gibi avantajlar sağlayabildiğini aktardı.

Robotik cerrahinin cerraha büyütülmüş üç boyutlu görüntü ve hassas hareket kabiliyeti sunduğunu ifade eden Bektaş, cerrahi yöntemin seçiminde önceliğin doğru hastaya uygun tedavinin uygulanması ve kanser cerrahisinin temel ilkelerinin korunması olduğunu vurguladı.