Okullarımızda eğitim öğretimin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için yalnız öğretmen ve yöneticilerimizin görevlerini yerine getirmesi yeterli değildir.
Eğitim…
Yöneticisi, öğretmeni, memuru, yardımcı hizmetlisi ve diğer çalışanlarıyla bir bütündür.
Ancak…
Bugün okullarımızın önemli sorunlarından biri de güvenlik ve temizlik personeli yetersizliğidir.
Bir okulun güvenli olması, öğrencilerimizin ve eğitim çalışanlarımızın kendilerini huzur içerisinde hissetmeleri açısından hayati önem taşımaktadır.
Peki, bahçe görevlisi güvenlik görevlisi midir?
Elbette değildir.
Okul bahçesinde görev yapan bir kişinin bulunması, profesyonel ve gerekli eğitimleri almış bir güvenlik görevlisinin görevini karşılamaz.
Okullarımızda güvenlik hizmetinin niteliği ve kapsamı yeniden değerlendirilmelidir.
Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve diğer eğitim çalışanlarımızın güvenliği herhangi bir geçici uygulamaya bırakılmamalıdır.
Diğer taraftan okullarımızın en temel ihtiyaçlarından biri de temizlik personelidir.
İŞKUR üzerinden Toplum Yararına Programlar (TYP) kapsamında okullara personel desteği sağlanması önemli olmakla birlikte, mevcut uygulama okul ihtiyaçlarını karşılamakta yeterli olmamaktadır.
İŞKUR tarafından belirlenen şartlar ve başvuru kriterleri, zaman zaman okulların ihtiyaç duyduğu sayıda personelin istihdam edilmesini zorlaştırmaktadır.
Sonuçta okul yönetimleri bir taraftan eğitim öğretimi yürütmeye çalışırken diğer taraftan temizlik personeli bulma ve mevcut personel yetersizliğini giderme problemiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Oysa…
Okul temizliği ertelenebilecek bir hizmet değildir.
Sınıfların, koridorların, lavaboların, ortak kullanım alanlarının ve okul bahçesinin düzenli olarak temizlenmesi gerekir.
Okullarımızın her gün eğitim öğretime hazır hale getirilmesi için yeterli sayıda yardımcı hizmetli personelinin görev yapması kaçınılmazdır.
Genel Başkanımız Sayın Talip Geylan’ın da ifade ettiği gibi:
“Eğitim; yöneticisi, öğretmeni, memuru, yardımcı hizmetlisi bütün olarak sunulan bir hizmettir. Ancak okullarımızda çok ciddi derecede yardımcı hizmetli personel açığı var.”
Bu tespit son derece önemlidir.
Çünkü…
Yardımcı hizmetli personeli eğitim sisteminin dışında değil, eğitim hizmetinin tamamlayıcı bir parçasıdır.
Burada artık geçici çözümler yerine kalıcı ve sürdürülebilir bir istihdam politikası oluşturulmalıdır.
Türk Eğitim-Sen olarak çözüm önerimiz açıktır:
Millî Eğitim Bakanlığı, okulların güvenlik ve temizlik personeli ihtiyacını karşılayabilmesi için okullara yeterli ödenek göndermelidir.
Okul yönetimleri, personel ihtiyacını kendi imkânlarıyla çözmeye çalışmamalıdır.
Güvenlik ve temizlik gibi doğrudan okulun işleyişini ve güvenliğini ilgilendiren hizmetler için merkezi ve kalıcı bir sistem kurulmalıdır.
Ayrıca bu görevleri yerine getiren çalışanların emeği karşılıksız bırakılmamalı, asgari ücretin üzerinde, yaptıkları işin sorumluluğuna ve çalışma koşullarına uygun bir ücret ödenmelidir.
Unutulmamalıdır ki…
Güvenli ve temiz olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim ortamından söz etmek mümkün değildir.
Çocuklarımızın güvenliği, eğitim çalışanlarımızın huzuru ve okullarımızın sağlıklı işleyişi için güvenlik ve temizlik personeli açığı daha fazla ertelenmemelidir.
Okullarımız geçici personel uygulamalarına değil, yeterli ve sürekli çalışan kadrosuna kavuşmalıdır.
Çünkü eğitim bir bütündür.
Bu bütünün her parçası güçlü olduğunda eğitim sistemi de güçlü olur.
Eğitim çalışanı huzurluysa eğitim güçlüdür. Eğitim güçlüyse Türkiye’nin geleceği güçlüdür.
Sorunları konuşmak önemlidir; ancak asıl sorumluluk çözüm üretmektir.
Türk Eğitim-Sen olarak çalışan, üreten, çözüm öneren ve yol gösteren sendikal anlayışımızla eğitim çalışanlarının haklı taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

