Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Işıkoğlu
Ömer Işıkoğlu

Maaş artışları vergiye gitmesin, emeğin karşılığı verilsin!

Kamu çalışanlarının en önemli sorunlarından biri, yapılan maaş artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kalması ve vergi kesintileri nedeniyle etkisini kısa sürede kaybetmesidir.

Yılın başında yapılan ücret düzenlemeleriyle çalışanların gelirlerinde artış sağlandığı açıklansa da yıl ilerledikçe artan yaşam maliyetleri ve yükselen vergi dilimleri, bu artışların alım gücüne yansımasını engellemektedir.

Kâğıt üzerinde artan maaşlar, çalışanların mutfağına, faturalarına ve günlük yaşamına aynı ölçüde yansımamaktadır.

Maaş artışının çalışanın cebine girmeden vergi kesintileriyle erimesi kabul edilemez!

Kamu çalışanları, yıl boyu görevlerini yerine getirirken bir taraftan enflasyonla mücadele etmekte, diğer taraftan artan vergi kesintileri nedeniyle gelir kaybına uğramaktadır.

Üstelik çalışanların maaşlarında görülen nominal artış, her zaman gerçek bir refah artışı anlamına gelmemektedir.

Asıl mesele, maaşın rakamsal olarak ne kadar arttığı değil, çalışanın eline geçen parayla ne kadar alabildiğidir.

Bir çalışanın maaşı artarken ödediği vergi de aynı hızla yükseliyorsa, yıl içinde elde ettiği ücret artışının önemli bir bölümü vergi kesintileri nedeniyle etkisini kaybediyorsa burada yeniden değerlendirilmesi gereken bir sistem vardır.

Çalışanın geliri artıyor gibi görünürken alım gücü geriliyorsa, yapılan düzenlemenin çalışan açısından ne kadar anlam ifade ettiği sorgulanmalıdır.

Vergide adalet, ücrette hakkaniyet istiyoruz

Kamu çalışanlarının gelirleri değerlendirilirken yalnız temel maaş üzerinden hareket edilmesi de doğru değildir.

Eğitim çalışanları başta olmak üzere birçok kamu görevlisi; ek ders, nöbet ücreti, fazla mesai ve diğer ilave ödemeler karşılığında ek sorumluluklar üstlenmektedir.

Bu ödemeler, çalışanların harcadığı zamanın, emeğin ve üstlendiği görevin karşılığıdır.

Ancak…

Bugünkü ekonomik şartlar karşısında bu ödemelerin tutarlarının ve hesaplanma biçimlerinin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bir öğretmenin nöbet görevi, ek ders yükü veya başka bir ilave sorumluluk nedeniyle harcadığı emek görmezden gelinemez.

Aynı şekilde fazla mesai yapan ya da normal çalışma süresinin ötesinde görev üstlenen kamu çalışanlarının emeği de karşılıksız bırakılmamalıdır.

Daha fazla çalışan, daha fazla sorumluluk üstlenen kamu görevlisinin emeği ücretine adil biçimde yansıtılmalıdır.

Ek ders, nöbet, fazla mesai ve diğer ilave ödemeler günümüzün ekonomik koşulları dikkate alınarak yeniden belirlenmeli; çalışanların üstlendikleri görevlerle aldıkları ücret arasında adil bir denge kurulmalıdır.

Çünkü…

Emeğin karşılığı yalnız kâğıt üzerinde belirlenen bir tutar değildir.

Ödenen ücret, çalışanın harcadığı zamanın ve üstlendiği sorumluluğun gerçek karşılığını vermelidir.

Türk ğitim-Sen olarak talebimiz açıktır.

Türk Eğitim-Sen olarak kamu çalışanlarının alım gücünü koruyan, vergi yükünü adil biçimde düzenleyen ve emeğin karşılığını gözeten bir ücret politikası uygulanmasını istiyoruz.

Bu kapsamda taleplerimiz şunlardır:

Ücret geliri elde eden kamu çalışanlarının gelir vergisi oranı yüzde 15’te sabitlenmelidir.

Kamu çalışanlarının yıl içinde üst vergi dilimlerine geçmesi nedeniyle yaşadığı gelir kaybını önleyecek düzenleme yapılmalıdır.

Vergi dilimleri enflasyon ve ücret artışları dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.

Çalışanların gelirlerindeki nominal artış nedeniyle kısa sürede daha yüksek vergi oranlarına tabi tutulmasının önüne geçilmelidir.

Maaş artışları enflasyon karşısında korunmalıdır.

Ücret düzenlemeleri yalnız açıklanan artış oranları üzerinden değil, çalışanların gerçek alım gücü esas alınarak değerlendirilmelidir.

Ek ders, nöbet ücretleri ve diğer ilave ödemeler günümüzün ekonomik şartlarına uygun biçimde artırılmalıdır.

Çalışanların harcadığı zaman ve üstlendiği sorumluluk karşılıksız bırakılmamalıdır.

Kamu çalışanlarının gelir politikası bütüncül biçimde ele alınmalıdır.

Vergi kesintileri, temel maaş, ilave ödemeler ve enflasyon birlikte değerlendirilerek çalışanların yıl boyu gelir kaybına uğramasının önüne geçilmelidir.

Bu talepler, kamu çalışanlarının yalnız daha yüksek ücret almasını değil, elde ettikleri gelirin yıl boyunca değerini korumasını da amaçlamaktadır.

Emeğin karşılığı korunmalıdır

Kamu çalışanları, ülkemizin eğitiminden sağlığına, güvenliğinden kamu hizmetlerinin yürütülmesine kadar birçok alanda önemli sorumluluklar üstlenmektedir.

Bu sorumlulukların karşılığında aldıkları ücretin enflasyon ve vergi kesintileri nedeniyle sürekli değer kaybetmesi, çalışma barışını ve çalışanların geleceğe ilişkin güvenini olumsuz etkileyebilir.

Çalışanın maaşına yapılan artışın anlamı, ay sonunda elinde kalan gelirle ölçülür. Bu gelir temel ihtiyaçları karşılamaya yetmiyorsa, vergi kesintileri nedeniyle yıl içinde geriliyorsa ve ek görevlerin karşılığı günün ekonomik şartlarına uygun değilse ücret politikasının yeniden ele alınması gerekir.

Adil bir sistem, çalışanına yalnız maaş artışı açıklayan değil, bu artışın gerçek yaşamda karşılığını almasını sağlayan sistemdir.

Vergide adalet, ücrette hakkaniyet ve emeğin karşılığını eksiksiz almak kamu çalışanlarının en temel beklentilerindendir.

Türk Eğitim-Sen olarak çağrımız nettir…

Kamu çalışanlarının gelir vergisi oranı yüzde 15’te sabitlenmeli, vergi dilimleri yeniden düzenlenmeli ve ilave ödemeler günümüzün ekonomik koşullarına uygun hale getirilmelidir.

Çünkü çalışanların emeği, vergi dilimleri ve enflasyon arasında eriyip gitmemelidir.

Maaş artışı kâğıt üzerinde değil, çalışanın hayatında hissedilmelidir.

Eğitim çalışanı huzurluysa eğitim güçlüdür. Eğitim güçlüyse Türkiye’nin geleceği güçlüdür.

Sorunları konuşmak önemlidir; ancak asıl sorumluluk çözüm üretmektir.

Türk Eğitim-Sen olarak çalışan, üreten, çözüm öneren ve yol gösteren sendikal anlayışımızla eğitim çalışanlarının haklı taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16 + fourteen =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER