Sağlık çalışanlarının emeği, hastanelerin gelir tablolarına ve değişken performans hesaplamalarına sığdırılamaz. Gece gündüz demeden görev yapan, nöbet tutan, hastaların sağlığı ve yaşamı için büyük sorumluluk üstlenen sağlık çalışanları, adil ve güvenceli bir ücret sistemini hak etmektedir.
Bugün sağlık çalışanlarının en önemli beklentilerinden biri, döner sermaye sisteminin yeniden ele alınmasıdır.
Aynı sağlık sistemine hizmet eden çalışanlar arasında oluşan ödeme farklılıkları, hakkaniyet ve eşitlik ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bir hastanede döner sermaye gelirlerinin düşük olması, orada görev yapan sağlık çalışanlarının gelir kaybına uğramasının gerekçesi olmamalıdır.
Sağlık hizmetinin niteliği, yalnız kurumun ekonomik performansıyla ölçülemez.
Çünkü…
Sağlık hizmeti ticari bir faaliyet değil, kamusal bir sorumluluktur.
Sağlık çalışanının alın teri, kurumun gelirine göre değil; emeğine, sorumluluğuna ve üstlendiği görevin niteliğine göre karşılık bulmalıdır.
Hekiminden hemşiresine, teknikerinden sağlık memuruna, laboratuvar çalışanından temizlik personeline kadar sağlık hizmetinin her aşamasında farklı meslek gruplarının emeği vardır.
Bu büyük ekipte hiçbir çalışanın katkısı göz ardı edilmemelidir.
Bu nedenle temel ve taban ödemeler güçlendirilmeli, ek ödeme sisteminde şeffaflık sağlanmalı, hekim dışı sağlık çalışanlarının emeği hakkaniyetle değerlendirilmelidir.
Riskli birimlerde görev yapanların çalışma koşulları dikkate alınmalı; ücretlerin emekliliğe yansıdığı, sürdürülebilir ve güvenceli bir sistem oluşturulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki ücret adaleti yalnız ekonomik bir mesele değildir. Aynı zamanda çalışma barışının, kurumsal bağlılığın ve sağlık hizmetlerinin niteliğinin de temel unsurlarından biridir.
Emeğinin karşılığını alamadığını düşünen çalışanların beklentileri görmezden gelinerek güçlü bir çalışma barışı oluşturulamaz.
Buradan Sağlık Bakanlığına açık çağrımızdır…
Döner sermaye sistemi, sağlık çalışanlarının temsilcileriyle birlikte yeniden değerlendirilmelidir.
Geçici çözümler yerine, çalışanlar arasındaki ücret adaletsizliklerini giderecek kalıcı düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Bizim mücadelemiz ayrıcalık istemek değil, emeğin hakkını savunmaktır.
Talebimiz, bir meslek grubunun diğerine üstün tutulması değil; sağlık hizmetine katkı sunan herkesin emeğinin adil biçimde karşılık bulmasıdır.
Çünkü biliyoruz ki sağlık sistemini ayakta tutan yalnız binalar, cihazlar ve bütçeler değildir. O sistemi yaşatan, her gün fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarıdır.
Emeğin karşılığını almak ayrıcalık değil, haktır. Sağlık çalışanları için adaletli ücret sistemi bir tercih değil, zorunluluktur.














YORUMLAR