Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İbrahim Bulut
İbrahim Bulut

Gelir uzmanlarının hakkı teslim edilmeli

Kamu hizmetinin gücü, o hizmeti yerine getiren çalışanların emeğine verilen değerle ölçülür.

Gelir İdaresi Başkanlığında görev yapan yeterliliğe tabi gelir uzmanlarımızın ve kurum içi uzmanlarımızın sorunları da bu anlayışla ele alınmalıdır.

Burada asıl mesele yalnız ücret, unvan veya kadro meselesi değildir. Mesele; emeğin karşılığını bulması, liyakatin korunması, mesleki sorumluluğun haklarla desteklenmesi ve çalışma hayatında adaletin sağlanmasıdır.

Gelir uzmanlarımız, vergi sistemimizin sahadaki en önemli unsurları arasındadır.

Mevzuatın uygulanmasından mükellef işlemlerine, vergisel süreçlerin yürütülmesinden kamu gelirlerinin korunmasına kadar pek çok alanda sorumluluk üstlenmektedirler.

Bu kadar önemli görevi yerine getiren uzmanlarımızın mesleki statülerine, yetkilerine, mali haklarına ve kariyer olanaklarına ilişkin beklentilerinin karşılanması artık ertelenmemelidir.

Yeterliliğe tabi gelir uzmanlarının talepleri açık ve somuttur.

Merkez ve taşra arasındaki hak farklılıkları giderilmelidir.

Kamu yönetiminde görevlerin niteliği, mesleki yeterlilik ve üstlenilen sorumluluklar esas alınmalıdır.

Yalnız merkez veya taşra teşkilatında görev yapılıyor olması nedeniyle ortaya çıkan hak farklılıkları yeniden değerlendirilmelidir.

Gelir ve defterdarlık uzmanlarının özlük hakları, kariyer statüleri ve mali imkânları bakımından yaşadıkları sorunlar bütüncül bir yaklaşımla çözüme kavuşturulmalıdır.

Mali ve özlük hakları iyileştirilmelidir.

Uzmanlarımızın ücret ve tazminatları, üstlendikleri görevler ve sorumluluklar dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.

Kariyer mesleğinin gerektirdiği eğitim, sınav ve yeterlik süreçleriyle kazanılan statü, çalışma hayatında somut bir karşılık bulmalıdır.

Ücret ve tazminat sisteminde yaşanan sorunlar belirlenmeli, çözüm için gerekli yasal ve idari adımlar atılmalıdır.

Burada olması gereken, herhangi bir çalışan grubunun hakkını diğerinin aleyhine genişletmek değil, kamu çalışanları arasında hakkaniyetli, öngörülebilir ve adil bir sistem kurulmasıdır.

Gelir uzmanlarına vergi incelemesi yetkisi verilmesi somut biçimde değerlendirilmelidir.

Mesleki bilgi ve deneyim sahibi uzmanlarımızın hangi şartlarda vergi incelemesi yapabileceği açıkça belirlenmelidir.

Bu konuda eğitim, yeterlilik, yetki sınırları ve hukuki sorumluluklar birlikte ele alınmalı; uygun koşulları sağlayan uzmanların bilgi birikiminden daha etkin yararlanılmasını sağlayacak bir düzenleme hazırlanmalıdır.

Uzmanlarımıza sorumluluk yüklenirken mesleki yetkilerinin de açık biçimde tanımlanması gerektiğine inanıyorum.

Yetki ve sorumluluk arasında denge kurulması hem çalışanların hem de vergi idaresinin yararınadır.

Görev tanımı ve mesleki statü netleştirilmelidir.

Gelir uzmanlarımızın hangi görevleri, hangi yetkilerle ve hangi sorumluluk çerçevesinde yerine getireceği açık olmalıdır.

Görev tanımlarının belirsizliğe yer bırakmayacak biçimde düzenlenmesi, uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesine ve mesleki güvencenin güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır.

Bu nedenle görev, yetki ve sorumlulukları birlikte ele alan kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç vardır.

Kariyer ve yöneticiliğe geçiş imkânları geliştirilmelidir.

Uzmanlık, çalışanların mesleki gelişimini destekleyen bir kariyer yolu olmalıdır.

Uzmanlarımızın yönetici kadrolarına başvurabilmeleri, görevde yükselme imkânlarından yararlanabilmeleri ve deneyimlerini daha üst sorumluluklara taşıyabilmeleri için açık, nesnel ve liyakat esaslı kriterler belirlenmelidir.

Kariyer basamaklarının öngörülebilir olması, çalışanların motivasyonunu artıracağı gibi kurumun yetişmiş insan kaynağını daha verimli değerlendirmesini de sağlayacaktır.

Ayrıca taşra kariyer uzmanlarının statüsünün güçlendirilmesi ve 375 sayılı KHK’ya ekli III sayılı cetvel kapsamına alınması da ilgili mevzuat çerçevesinde acilen değerlendirilmelidir.

Kurum içi uzmanlarımızın beklentileri de göz ardı edilemez.

Kurum içi uzmanlık yoluyla kariyerini geliştiren çalışanların da mesleki tecrübesinin değerlendirilmesi, uzmanlık statüsünün güçlendirilmesi, görevde yükselme olanaklarının geliştirilmesi ve kariyer yollarının açık hâle getirilmesi önemlidir.

Yeterliliğe tabi uzmanlarımızla kurum içi uzmanlarımızın farklı kariyer yollarından gelmeleri, birbirlerinin karşısında konumlandırılmalarını gerektirmez.

Çalışanlar arasında ayrışmayı büyütmek yerine, farklılıkların hangi nesnel kriterlere dayandığını açıklığa kavuşturmak ve haklı beklentileri karşılamak gerekir.

Bir sendikacı olarak söylemeliyim ki, bizim sendikal anlayışımızda bir çalışanın kazanımı, başka bir çalışanın kaybı üzerine kurulamaz.

Adalet, bir kesimin hakkını teslim ederken diğer kesimin beklentilerini görmezden gelmemektir.

Bu çerçevede kurum içi uzmanlarımızın mesleki ve özlük haklarına ilişkin sorunlarının tespit edilmesini, kariyer imkânlarının geliştirilmesini ve taleplerinin ilgili idari merciler nezdinde değerlendirilmesini önemsiyorum.

Söz değil, somut çözüm:

Gelir uzmanlarımızın taleplerinin karşılanması için yapılması gerekenler bellidir:

  • Merkez-taşra ayrımından kaynaklanan hak farklılıkları giderilmelidir.
  • Mali ve özlük hakları, görev ve sorumluluklarla uyumlu hâle getirilmelidir.
  • Vergi incelemesi yetkisi talebi, gerekli yeterlilik ve hukuki çerçeveyle birlikte değerlendirilmelidir.
  • Görev, yetki ve sorumluluklar açık biçimde düzenlenmelidir.
  • Yönetici kadrolarına geçiş ve görevde yükselme imkânları liyakat temelinde geliştirilmelidir.
  • Kurum içi uzmanlarımızın mesleki gelişim ve özlük haklarına ilişkin beklentileri de somut çözüm önerileriyle ele alınmalıdır.

Bu başlıkların her biri, ilgili mevzuat ve yetkili kurumların değerlendirmesi çerçevesinde sonuçlandırılması gereken somut çalışma alanlarıdır.

Beklentimiz, bu konuların belirsiz bir geleceğe bırakılmaması ve çözüm için açık bir irade ortaya konulmasıdır.

Son söz: Uzmanlarımızın emeğinin karşılığını alması için mücadelemiz sürecek

Gelir İdaresi bünyesinde görev yapan uzmanlarımızın talepleri ayrıcalık talebi değildir.

Bunlar; emeğin karşılığını alma, mesleki statünün güçlendirilmesi, liyakatin korunması ve kariyer imkânlarının geliştirilmesi talepleridir.

Bir sendikacı olarak yeterliliğe tabi gelir uzmanlarımızın da kurum içi uzmanlarımızın da sesini duyurmayı, sorunlarını ilgili mercilere taşımayı ve çözüm önerilerinin takipçisi olmayı sendikal görevimiz kabul ediyoruz.

Bu mücadelede amacımız çalışanları birbirine karşı konumlandırmak değil, çalışma hayatında adaleti güçlendirmektir.

Hiçbir uzmanımızın emeğinin karşılıksız kalmasını, mesleki birikiminin göz ardı edilmesini veya kariyer beklentilerinin belirsizlik içinde bırakılmasını istemiyoruz.

İlgili kurumlara çağrımız açıktır:

Uzmanlarımızın talepleri bütün yönleriyle ele alınmalı, gerekli mevzuat çalışmaları yapılmalı ve çözüm bekleyen konularda somut adımlar atılmalıdır.

Çünkü…

İnanıyorum ki emeğin değer gördüğü, liyakatin esas alındığı ve mesleki sorumluluğun hakkıyla karşılandığı bir kamu yönetimi mümkündür.

Kalın sağlıcakla…                                                                                        

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

one × 2 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER