Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kenan Süphandağı
Kenan Süphandağı

Mutluluk bir varış noktası değil, yolda biriktirdiklerimizdir.

Hayatın bize öğrettiği en büyük yanılgılardan biri, mutluluğu hep biraz daha ileride aramaktır.

“Şu okulu bitireyim…”

“Şu işi yoluna koyayım…”

“Biraz daha para biriktireyim…”

“Hayalimdeki eve kavuşayım…”

“Her şey istediğim gibi olsun, ondan sonra gerçekten mutlu olacağım…”

Bu düşüncelerle hayatı sürekli erteliyoruz.

Oysa…

Hayat, bütün şartların tamamlanmasını beklemiyor. Biz geleceğin kusursuz gününü planlarken bugün sessizce elimizden gidiyor.

Üstelik bir gün gerçekten istediğimiz yere ulaştığımızda da beklediğimiz kalıcı mutluluk çoğu zaman gelmiyor.

Yıllarca emek verdiğimiz bir başarıya kavuşuyor, hayalini kurduğumuz eve taşınıyor ya da uzun zamandır beklediğimiz bir hedefi gerçekleştiriyoruz. İlk günlerde büyük bir heyecan yaşıyor, ardından zamanla alışıyoruz.

Sonra zihnimiz yeniden aynı soruyu soruyor:

“Şimdi sırada ne var?”

Belki de asıl mesele tam burada başlıyor. Çünkü mutluluk, hayatın sonunda ulaşacağımız büyük bir ödül değil; o hedefe giderken yaşadığımız küçük, sıradan ama kıymetli anların toplamıdır.

Sabah içtiğimiz bir fincan kahvede…

Yağmur altında yaptığımız kısa bir yürüyüşte…

Sevdiğimiz bir insanın “Nasılsın?” diye sormasında…

Bir çocuğun gülüşünde…

Yorgun bir günün sonunda edilen samimi bir sohbette…

Kimsenin görmediği küçük bir iyilikte…

Büyük mutlulukları beklerken çoğu zaman elimizin altındaki bu anları fark etmeyi unutuyoruz.

Oysa…

Hayatımızı değiştiren her zaman büyük olaylar değildir. Bazen bir tebessüm, içten söylenmiş bir cümle ya da sevdiğimiz biriyle geçirilen birkaç dakika, yıllar sonra bile hatırlayacağımız bir anıya dönüşür.

Bu yüzden hayatı sürekli “Bir Gün’e” ertelemek, elimizde yalnızca beklediğimiz günlerin hikâyesini bırakabilir.

“Bir gün mutlu olacağım” demek yerine, bugün sahip olduğumuz güzellikleri görmeyi öğrenmeliyiz.

Elbette hedeflerimiz olsun…

Daha iyi bir hayat için çalışalım, hayallerimizin peşinden gidelim ve kendimizi geliştirelim. Ancak hedefe ulaşmayı hayatın kendisi sanmayalım; çünkü yolun da en az varış noktası kadar anlamı var.

Bu yolda bazen yorulacak, düşecek ve planlarımızın bozulduğunu göreceğiz.

Yine de…

Yaşam, tam da bu kusursuz olmayan günlerin içinde akmaya devam edecek. Mutluluğun sırrı belki de daha fazlasına sahip olmakta değil, sahip olduklarımızın kıymetini daha derinden anlayabilmektedir.

Bugün hâlâ nefes alabiliyor, sevdiğimiz insanlara sarılabiliyor, bir dostun sesini duyabiliyor ve yeni bir güne uyanabiliyorsak hayat bize hâlâ güzel bir hikâyenin içinde olduğumuzu söylüyor.

Öyleyse geleceğin mükemmel gününü beklerken bugünü kaçırmayalım. Çünkü hayat, varacağımız yerde değil; o yere giderken attığımız adımlarda, verdiğimiz molalarda ve kalbimizde biriktirdiğimiz güzel anılardadır.

Belki de yıllar sonra dönüp baktığımızda şunu anlayacağız…

Aradığımız mutluluk, aslında bütün yol boyunca bizimle yürüyormuş.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eight − five =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER