Cumhuriyet, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun, bağımsızlığını kendi iradesiyle taçlandırmasının ve geleceğini özgürce belirlemesinin adıdır.
Yokluklar içinde ayağa kalkan Türk milletinin en büyük eseri, en kıymetli kazanımı ve gelecek nesillere bıraktığı en önemli emanettir.
29 Ekim 1923’e uzanan yol, büyük mücadelelerle ve ağır fedakârlıklarla aşıldı.
Savaşlardan çıkmış, yorgun ancak bağımsızlık inancını kaybetmemiş bir millet, yeni bir devletin temellerini atıyordu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlığın yalnız savaş meydanlarında kazanılmasının yeterli olmadığını biliyordu.
Bu bağımsızlığın eğitimle, bilimle, kültürle, ekonomiyle ve hukukla güçlendirilmesi gerekiyordu.
Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte bu hedef doğrultusunda köklü dönüşümler gerçekleştirildi.
Fabrikalar açıldı, demir yolları ülkenin dört bir yanına uzandı, eğitim kurumları yaygınlaştırıldı; hukuk ve toplumsal yaşamda çağdaşlaşmanın önünü açan inkılaplar hayata geçirildi.
Genç Türkiye Cumhuriyeti, sınırlı imkânlara rağmen büyük bir inançla geleceğini inşa etmeye başladı.
Bu büyük atılımın ardındaki temel düşünce açıktı…
Bir ülkenin gerçek gücü, yetiştirdiği insanın bilgisi, düşüncesi ve karakteriyle ölçülür.
İşte bu nedenle Cumhuriyet’in geleceği, eğitimle ve eğitimin en önemli unsuru olan öğretmenle doğrudan bağlantılıdır.
Cumhuriyet’in geleceği sınıflarda şekillenir…
Büyük Atatürk’ün “Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” sözü, öğretmenlik mesleğine duyulan güvenin ötesinde, tarihî bir sorumluluğun ifadesidir.
Çünkü…
Öğretmen yalnız ders anlatmaz; bir milletin geleceğini yetiştirir.
Öğrencisine bilgi kazandırırken düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı ve aklın rehberliğinde karar vermeyi de öğretir.
Bilimi esas alan, hukuka saygılı, ülkesine karşı sorumluluk duyan ve bağımsızlığın değerini bilen nesillerin yetişmesine öncülük eder.
Cumhuriyet’in değerleri, yalnızca kitaplarda yazılı kaldığında değil, çocuklarımızın düşüncelerinde ve davranışlarında hayat bulduğunda anlam kazanır.
Bu değerleri gelecek kuşaklara aktaran; sınıfta gösterdiği emek, kurduğu bağ ve verdiği eğitimle öğrencilerinin hayatına yön veren öğretmendir.
Cumhuriyet öğretmeni; geçmişini bilen, millî değerlerine sahip çıkan, aklını ve bilimi rehber edinen, özgür düşünen nesiller yetiştirme sorumluluğunu taşır.
Bu sorumluluğu yerine getirmek, Atatürk’ün emanetine sahip çıkmanın en somut yollarından biridir.
Cumhuriyet’i yaşatmak, onu yalnızca yıldönümlerinde anmak değil; sınıflarda bilimi savunmak, fırsat eşitliğini gözetmek, çocuklara sorgulama cesareti kazandırmak ve her öğrencinin yeteneğini geliştirebilmesi için mücadele etmektir.
Cumhuriyet öğretmenleri, kendilerine emanet edilen çocukları yetiştirirken yalnız bugünün ihtiyaçlarına cevap vermez; Türkiye’nin yarınlarını da şekillendirir.
Onların emeği, bir milletin en uzun vadeli ve en değerli yatırımıdır.
Bizim için Türkiye, Cumhuriyet’in değerleridir.
Bizim için Türkiye; Atatürk’ümüz, Cumhuriyet’imiz, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti idealimiz, İstiklâl Marşı’mız, Türkçemiz, ay yıldızlı bayrağımız ve başkentimiz Ankara’dır.
Anayasamızda güvence altına alınan temel değerlerimiz, millî kimliğimiz ve devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüdür.
Bu ortak değerleri korumak, onları gelecek nesillere doğru biçimde aktarmak ve çağın gerekleri doğrultusunda ülkemizi ileriye taşımak, Cumhuriyet’e bağlılığımızın gereğidir.
Atatürk’ün genç nesillere seslenirken ortaya koyduğu emanet bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır:
“Ey yükselen yeni nesil! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz!”
Bu sözün muhatabı, geleceği devralacak gençlerimiz kadar onları yetiştiren öğretmenlerimizdir.
Çünkü Cumhuriyet’in yükselişi kendiliğinden gerçekleşmez. Bilgiyle, emekle, sorumlulukla ve eğitimle mümkün olur.
Cumhuriyet’i kurmak tarihî bir zaferdi.
Onu çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda yükseltmek ise her neslin üzerine düşen görevdir. Bu görevin en önemli taşıyıcılarından biri, hiç şüphesiz öğretmenlerimizdir.
Cumhuriyet’imizin 103’üncü yılını büyük bir gururla kutlarken, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bu toprakları bize vatan kılan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Cumhuriyet öğretmenleri olarak Atatürk’ün emanetini yaşatmaya, çocuklarımızı aklın ve bilimin ışığında yetiştirmeye, eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya ve Türkiye’nin geleceği için sorumluluk almaya devam edeceğiz.
Yaşasın Cumhuriyetimiz!
Var olsun Türk Milleti!
Cumhuriyet’i öğretmen yetiştirir, nesiller yaşatır, millet geleceğe taşır.















YORUMLAR