Bir ülkenin bütçesi, yalnızca gelir ve giderlerin hesaplandığı bir tablo değil, emeğe verilen değerin ve sosyal adalet anlayışının göstergesidir.
2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi de milyonlarca memur ve emeklinin ekonomik geleceği açısından önemli bir dönüm noktasıdır.
Bugün kamu çalışanları artan hayat pahalılığı, yükselen kira ve temel tüketim giderleri karşısında geçim mücadelesi verirken emeklilerimiz de yıllarca verdikleri hizmetin karşılığını almakta zorlanmaktadır.
Bu nedenle 2027 bütçesinden beklenti açıktır…
Memurun alım gücü korunmalı, emeklinin yaşam koşulları iyileştirilmeli, geçmiş yıllarda yaşanan ekonomik kayıplar telafi edilmelidir.
Türkiye Kamu-Sen’in öncelikli talebi bellidir…
Maaş artışlarının yalnızca enflasyon oranlarına göre belirlenmemesi, geçmiş kayıpları karşılayacak ek zam ve refah payının bütçede karşılık bulmasıdır.
Kamu çalışanları, ülke ekonomisinin büyümesinden ve artan refahtan hak ettiği payı almalıdır.
Bir diğer önemli beklenti ve talep ise; memur emeklilerinin gelir kayıplarının giderilmesidir.
Çalışırken alınan ilave ek ödemenin emekli aylıklarına da yansıtılması, emeklilik döneminde yaşanan gelir adaletsizliğini azaltacak önemli bir adımdır.
Ayrıca emekli aylıklarının insanca yaşamaya yetecek seviyeye yükseltilmesi artık ertelenmemelidir.
Kamu çalışanlarının yıllardır beklediği birinci dereceye gelenlere 3600 ek gösterge verilmesi de 2027 bütçesinde çözüme kavuşturulmalıdır.
Bunun yanında…
Ek zam ve refah payı: Enflasyon karşısında eriyen ücretlerin telafisi ve alım gücünün kalıcı biçimde artırılması.
Emekli hakları: İlave ek ödemenin emeklilere yansıtılması ve emekli maaşlarında iyileştirme yapılması.
Sosyal yardımlar: Yiyecek ve koruyucu giyim yardımlarının günün ekonomik şartlarına göre iyileştirilmesi.
Çalışma karşılığı ödemeler: Harcırah, fazla mesai ve nöbet ücretlerinin emeğin gerçek karşılığını verecek seviyeye çıkarılması.
Bu talepler bir ayrıcalık değil, kamu hizmetine yıllarını veren memur ve emeklisinin haklı beklentileridir.
Bütçe disiplini ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması elbette önemlidir.
Ancak mali dengeler korunurken bunun bedeli sürekli memura ve emekliye ödetilmemelidir. Çünkü güçlü devlet, çalışanını ekonomik kaygılardan uzak tutan, emeklisine huzurlu bir yaşam sunabilen devlettir.
Türkiye Kamu-Sen olarak çağrımız; 2027 yılı bütçesinin hazırlanmasında ve TBMM’deki görüşmelerinde kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin beklentilerinin dikkate alınması, taleplerimizin somut yasal düzenlemeler ve yeterli bütçe kaynaklarıyla karşılanmasıdır.
Unutulmamalıdır ki…
Memurun refahı kamu hizmetinin kalitesine, emeklinin huzuru ise sosyal devletin gücüne doğrudan katkı sağlar.
2027 bütçesi; memurun alım gücünü yükselten, emeklinin sofrasını büyüten, emeğin karşılığını veren ve sosyal adaleti güçlendiren bir bütçe olmalıdır.
Bizim talebimiz ayrıcalık değil, hakkımızdır.
Beklentimiz vaat değil, icraattır.
Çünkü memurun hakkını korumak, emeklinin huzurunu sağlamak, ülkenin geleceğine sahip çıkmaktır.
Kalın sağlıcakla…















YORUMLAR