Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kenan Süphandağı
Kenan Süphandağı

Enkazdan yükselen umut

“Kahramanlık, alkışlar arasında değil; kimsenin görmediği anlarda yapılan fedakârlıklarda saklıdır.”

Bir siren sesi…

Gece yarısı çalan bir telefon…

Yarım bırakılan bir sofra, geride bırakılan bir çocuk, endişeyle bakan bir eş…

Ve ardından tek bir cümle:

“Görev var.”

İşte UMKE gönüllüsünün hikâyesi tam da burada başlar.

Toplum olarak afetleri ne yazık ki acı tecrübelerle öğrendik.

Depremler, seller, orman yangınları ve kitlesel kazalar bize gösterdi ki, afetin dili, dini, ırkı ve saati yoktur. Fakat bir başka gerçeği de öğrendik:

Nedir o?

Nerede bir umut varsa, orada mutlaka UMKE vardır.

Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), Sağlık Bakanlığının afet ve acil durumlara yönelik yapılanması içinde, özel eğitim almış gönüllü sağlık çalışanlarından oluşan, ulusal afet müdahale sisteminin en önemli unsurlarından biridir.

Afet ve acil durumlara ilişkin mevzuat doğrultusunda yürütülen bu görev, yalnızca kurumsal bir sorumluluk değil; aynı zamanda insan hayatını her şeyin üzerinde tutan büyük bir vicdan hareketidir.

Çünkü UMKE’nin gücü sadece aldığı eğitimden değil, taşıdığı yürekten gelir.

 

Onlar…

Enkazın altından yükselen en küçük sesi duyabilmek için saatlerce bekleyenlerdir.

Onlar…

Dağ başında hipotermi geçiren bir vatandaşa ulaşabilmek için kilometrelerce yürüyenlerdir.

Onlar…

Sel sularının ortasında, yangının kıyısında, çadır kentlerde, sınır bölgelerinde ve ulaşılması en güç noktalarda “önce insan” diyerek görev yapan sağlık neferleridir.

Hiçbir madalya, bir çocuğun yeniden annesine kavuşurken attığı gülümsemenin yerini tutamaz.

Hiçbir ödül, enkazdan sağ çıkarılan bir vatandaşın gözlerindeki umudun karşılığı olamaz.

İşte UMKE gönüllülerinin en büyük ödülü de budur.

Afetler sadece binaları yıkmaz; korkuyu, belirsizliği ve çaresizliği de beraberinde getirir. UMKE ise yalnızca yaraları sarmaz; güven verir, moral olur ve devletin şefkat elini afetzedenin omzuna koyar.

Bu nedenle UMKE, sadece bir sağlık ekibi değil; aynı zamanda milletimizin dayanışma ruhunun en güçlü temsilcilerinden biridir.

Ancak unutulmamalıdır ki afet yönetimi yalnızca müdahaleden ibaret değildir.

Hazırlıklı olmak, eğitim almak, tatbikat yapmak ve toplumda afet bilincini geliştirmek de en az müdahale kadar önemlidir.

UMKE gönüllülerinin yıl boyunca sürdürdüğü eğitimler ve tatbikatlar, işte bu anlayışın en somut göstergesidir.

UMKE Haftası, bir kutlamadan çok bir teşekkürdür.

 

Fedakârlığa teşekkür…

Cesarete teşekkür…

İnsan sevgisine teşekkür…

Ve en önemlisi, “Bir can daha kurtarabilir miyim?” düşüncesiyle yola çıkan tüm sağlık kahramanlarına teşekkür…

Bugün görevde olan da göreve hazır bekleyen de aynı inancın temsilcisidir: İnsanı yaşat ki hayat yaşasın.

Bu duygu ve düşüncelerle, ülkemizin dört bir yanında özveriyle görev yapan tüm UMKE gönüllülerinin UMKE Haftası’nı kutluyor; emekleri, cesaretleri ve insanlığa adanmış gayretleri için şükranlarımı sunuyorum.

Son söz…

Bir toplumun büyüklüğü, zor zamanlarda ortaya çıkan dayanışmasıyla ölçülür.

UMKE…

İşte o dayanışmanın adıdır.

UMKE…

Umudun adıdır.

UMKE…

Hayatın yeniden başladığı ilk andır.

Ve bizler biliyoruz ki…

Bir gün sirenler yeniden çalarsa, o sessiz kahramanlar yine en önde olacaktır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen + one =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER