Türkiye’de lojistik sektörü, ekonomik büyümenin ve dış ticaretin en önemli taşıyıcı güçlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Nedir genel durum?
2026 itibarıyla sektörün genel görünümü şu şekildedir…
Türkiye’nin stratejik konumu sayesinde Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Kafkaslar arasında doğal bir lojistik üs olma özelliği güçlenmektedir.
Lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatı, 2025 yılında 42,4 milyar dolar seviyesine ulaşmış ve toplam hizmet ihracatının yüzde 34,5’ini oluşturmuştur.
Ne demek bu?
Türkiye, lojistik hizmet ihracatında dünyada ilk 10 ülke arasında yer almaktadır.
Ticaret Bakanlığı’nın hedefi ne peki?
2028 yılında lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatını 78 milyar dolara çıkarmak.
Bunun için lojistik merkezleri, demiryolu yatırımları, limanlar ve intermodal taşımacılık projeleri desteklenmektedir.
TÜİK verilerine göre 2025 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri faaliyetleri de büyümeye önemli katkı sağlamıştır.
Veri portalı sektörün ekonomiye katkıları.
İhracatın zamanında ve düşük maliyetle pazarlara ulaşmasını sağlar.
Sanayi ve üretim sektörlerinin rekabet gücünü artırır.
Yüz binlerce kişiye doğrudan ve dolaylı istihdam sağlar.
E-ticaretin büyümesiyle birlikte depo, dağıtım ve son kilometre teslimat hizmetleri hızla gelişmektedir.
Önümüzdeki dönemin öncelikleri ne olmalıdır?
Dijitalleşme ve yapay zekâ destekli lojistik sistemleri,
Yeşil lojistik ve karbon emisyonunun azaltılması,
Demiryolu ve kombine taşımacılığın yaygınlaştırılması,
Uluslararası lojistik koridorlarında Türkiye’nin merkez ülke konumunun güçlendirilmesi.
Kısacası…
Lojistik sektörü bugün sadece bir taşımacılık faaliyeti değil; üretimin, ihracatın, e-ticaretin ve ekonomik kalkınmanın temel stratejik sektörlerinden biri olarak Türkiye ekonomisinin büyümesine doğrudan katkı sağlamaktadır.










YORUMLAR