Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Kayhan Kaymaz
Kayhan Kaymaz

Halk sağlığını tehdit ediyor!

Yeni Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Zoonotik ve Vektörel Hastalıklar Dairesi Başkanlığı tarafından yayınlanan son istatistikleri değerlendirerek, bakanlığın bulaşıcı ve zoonotik hastalıkların kontrolü konusunu ele aldı.

Bülten Medya -

Avrupa Birliği (AB) genelinde halk sağlığı önlemleri ve kararlı sağlık politikalarıyla kontrol altına alınan ya da oldukça nadir görülen birçok hastalığın Türkiye’de halen kontrol altına alınamadığını vurgulayan Prof. Dr. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı’nın resmi verilerinden derlediği çarpıcı istatistikleri paylaşarak tablonun vahametini ortaya koydu.

İşte madde madde açıklamaları…

Bruselloz (Brusella): AB genelinde tamamen kontrol altına alınan Brusella enfeksiyonu, ülkemizde tırmanışa geçmiştir. 2015 yılında 4 bin173 olan Bruselloz vaka sayısı, 2025 yılına gelindiğinde 8 bin107’ye yükselmiştir. Tularemi: AB genelinde nadir görülen ancak Türkiye’de su kaynaklı büyük çaplı bölgesel salgınlarla seyreden Tularemi hastalığında korkutucu bir artış yaşanmaktadır. 2020 yılında sadece 46 olan vaka sayısı, 2025 yılında 485’e fırlamıştır. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA): Avrupa’da nadir olarak görülen hastalık Türkiye’de hiperendemik bir seyir izlemektedir. 2017 yılında 343 olgu ve 16 ölüm kaydedilmişken; 2025 yılında olgu sayısı 681’e, hayatını kaybeden hastaların sayısı ise 36’ya tırmanmıştır. Batı Nil Virüsü: 2020-2023 yılları arasında sıfır vaka ve ölümle seyreden hastalık, 2024 yılında 133 olgu ve 13 ölümle kendini göstermiş, 2025’te de can almaya devam etmiştir. Kistik Ekinokokkoz (Kist Hidatik): AB genelinde yıllık görülme sıklığı 100 bin kişide 0,16 olgu seviyesindeyken (yılda sadece 300-500 vaka), Türkiye’de 2010 yılında 100 bin kişide 0,52 olan sıklık, 2025 yılında 100 bin kişide 6’yı aşmıştır. 2019’da bin 867 olan vaka sayısı, 2022’de 5 bin 074’e ve 2025 yılında ise 5 bin 900’a ulaşmıştır. Zoonotik ve vektörel hastalıkların önlenmesinin temelde koruyucu halk sağlığı hizmetleri, etkin saha sürveyansı, çevre sağlığı ve veteriner hizmetleri ile bütünleşik bir “Tek Sağlık” yaklaşımından geçer. Sağlık politikalarının temel yaklaşımı hastalıkları önlemek olmalıdır. Sağlık Bakanlığı, şehir hastaneleri tarafından rehin alınmış olan bütçesinin büyük bir bölümünü tedavi edici hizmetlere ayırarak, koruyucu hizmetlere gereken önemi vermemektedir. Brusella’dan kistik ekinokokkoza kadar önlenebilir ve kontrol altına alınabilir hastalıkların vaka sayılarında gözlenen artış, bakanlığın zoonotik ve vektörel hastalıkların kontrolünde başarısız olduğunun açık kanıtıdır. Su kaynaklarının denetimsizliği, gıda güvenliğindeki zafiyetler ve vektörlerle mücadeledeki eksiklikler toplum sağlığını doğrudan tehdit etmektedir. Zoonotik ve vektörel hastalıkları kontrol altına alabilmek için Tek Sağlık yaklaşımı benimsenmelidir.”

Bakanlığa hayati sorular…

Bu arada Milletvekili Pala, konuyla ilgili Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi de verdi.

Prof. Dr. Kayıhan Pala, TBMM’ye sunduğu soru önergesiyle Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na AB ülkelerinin kontrol altına aldığı hastalıkların ülkemizde neden kontrol altına alınamadığını ve bu hastalıklara karşı risk gruplarını korumak, erken tanı ve tedaviye erişimi sağlamak ve eksik bildirimleri önlemek amacıyla Bakanlığın somut bir eylem planı olup olmadığını sordu.

Pala, ayrıca Sağlık Bakanlığı’na içme ve kullanma sularının güvenliği, vektör kontrolü ve gıda denetimlerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı dahil olmak üzere paydaş kurumlarla herhangi bir ortak çalışma içerisinde olup olmadığını da sordu.

Önemli konular bunlar.

Özellikle hekimler ne diyor?

Sıkıntı, stresten uzak durun ve temiz su için, sağlıklı beslenin.

Yıllardır yazar söyleriz.

Denetim.

Ne yazık ki ülkemizde gereken denetimler bir türlü yapılmaz.

Pazarlarda, marketlerde, kasaplarda ve özellikle içtiğimiz sularda denetim yapılıyor mu?

İşte bütün mesele bu.

Denetimsizlik.

Denetim yetkililer tarafından yapıldığında çok daha sağlıklı olacağımıza inanıyoruz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 × 4 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER