Bazı mücadeleler vardır; makam için, koltuk için verilmez. O mücadeleler, insanın emeğine ve alın terine sahip çıkma mücadelesidir.
Bizim kavgamız da tam olarak budur.
Biz sağlık çalışanlarıyız.
Gecesi gündüzü, bayramı tatili olmayan bir mesleğin mensuplarıyız. Hastanın acısına ortak olur, derdine çare olmaya çalışırız. Yoruluruz ama görevimizi bırakmayız.
Çünkü…
Biliriz ki sağlık hizmeti, insan hayatına dokunan büyük bir sorumluluktur.
Ancak emeğin kutsallığından söz etmek yetmez. O emeğin karşılığını vermek de gerekir.
Bugün sağlık çalışanları; geçim sıkıntısından çalışma koşullarına, özlük haklarından geleceğe duyduğu kaygıya kadar pek çok sorunla mücadele ediyor.
Bizim talebimiz çok açık:
İnsanca yaşamak, alın terimizin karşılığını almak ve geleceğe güvenle bakmak istiyoruz.
Bu mücadele hiç kimseye karşı değildir.
Haksızlığa, adaletsizliğe ve emeğin değersizleştirilmesine karşıdır.
Çünkü bir çalışanın emeği yalnız yaptığı işten ibaret değildir.
O emeğin içinde geceler, uykusuzluklar, fedakârlıklar ve ailesinden ayrılan zamanlar vardır.
Bu nedenle emeğe sahip çıkmak, yalnız bugünün hakkını savunmak değildir. Aynı zamanda yarının güvencesini savunmaktır.
Türk Sağlık-Sen olarak bizim anlayışımız budur.
Hak verilmesini beklemek yerine hakkımızı bilmek, gerektiğinde talep etmek ve çalışanlarımızın sesi olmak.
Sesimiz duyulmadığında daha güçlü söylemekten, yanlış gördüğümüz yerde itiraz etmekten ve emeğin hakkını savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki hak aramak kavga çıkarmak değil, emeğe sahip çıkmaktır.
Bizim mücadelemiz; çocuklarımızın geleceği, ailelerimizin huzuru ve sağlık çalışanlarının onurlu yarınları içindir.
Ve sözümüz nettir:
Alın terimiz yerde kalmayacak, emeğimiz değersizleştirilmeyecek, hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.
Bizim kavgamız, ekmeğimiz mücadelemiz onurumuz için.
Türk Sağlık-Sen olarak dün olduğu gibi yarın da emeğin, hakkın ve adaletin yanında olmaya devam edeceğiz.














YORUMLAR