Sendikal mücadelede yetki, yalnız bir temsil hakkı değil, çalışanların güvenini taşımanın ve emeğin hakkını savunmanın sorumluluğudur.
Ancak…
Sendikacılıkta asıl mesele, yetkiyi kazanmak kadar o yetkinin hakkını verebilmektir.
Çünkü yetki almak başka, o yetkiyi çalışanların hakları için kullanmak başkadır.
Sağlık çalışanları…
Gece nöbetlerinde sabahlayan, bayramda ve tatilde görev yapan, acil servislerde insan hayatı için mücadele eden, çoğu zaman ağır iş yükü ve zor çalışma koşulları altında hizmet veren büyük bir ailenin mensuplarıdır.
Onların beklentisi yalnız ücret artışı değildir.
Adil nöbet sistemi, emeğin karşılığını veren ücret politikası, güvenli çalışma ortamı, mesleki saygınlık ve insanca yaşam koşulları da bu beklentilerin ayrılmaz parçalarıdır.
İşte sendikacılığın gerçek anlamı burada ortaya çıkar.
Sendikalar…
Çalışanların sorunlarını dinleyen, taleplerini ilgili mercilere taşıyan, haksızlıklar karşısında sessiz kalmayan ve çözüm üretmek için mücadele eden örgütlerdir.
Yetkili olmak, bu sorumluluğu daha da büyütür.
Çünkü temsil yetkisi, beraberinde hesap verebilirliği, şeffaflığı ve çalışanların güvenine layık olma yükümlülüğünü getirir.
Toplu sözleşme masasında yer almak elbette önemlidir.
Ancak o masanın gerçek anlamı, çalışanların taleplerinin ne ölçüde karşılandığıyla ortaya çıkar.
Kazanımlar kadar karşılanamayan talepleri de açıkça konuşabilmek, verilen sözlerin takipçisi olmak ve mücadeleyi yalnız belirli dönemlerle sınırlamamak gerekir.
Sendikacılığın başarısı yalnız üye sayılarıyla veya alınan yetki belgeleriyle ölçülemez.
Asıl başarı; çalışanın kendisini yalnız hissetmediği, hakkını ararken destek bulduğu ve emeğinin karşılığını alabildiği bir çalışma hayatına katkı sunabilmektir.
Unutulmamalıdır ki…
Yetki bir makam değil, emanettir, bir ayrıcalık değil, sorumluluktur.
Çalışanların güveniyle kazanılan bu temsil hakkı, yine çalışanların yararına kullanılmalıdır.
Bizim anlayışımızda sendikal mücadele, koltukların değil, hakların mücadelesidir, kişisel hesapların değil, ortak emeğin mücadelesidir.
Çünkü…
Sendikacılık, yalnız çalışanları temsil ettiğini söylemek değil, gerektiğinde onların yanında durabilmektir.
Bizim ilkemiz önce ülkemiz, mücadelemiz emeğin hakkı, hedefimiz çalışanların insanca yaşayabildiği bir çalışma hayatıdır.
Ve biliyoruz ki makamlar değişebilir, görevler sona erebilir; ancak emeğe, alın terine ve çalışan onuruna karşı sorumluluk devam eder.
Çünkü yetki geçicidir, emek kalıcıdır.
Sendikal mücadelenin gerçek değeri ise kazanılan unvanlarda değil, çalışanların hayatında oluşturduğu somut kazanımlardadır.














YORUMLAR