Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Işıkoğlu
Ömer Işıkoğlu

Görmezden gelinemez

Bir eğitim öğretim yılının daha sonuna geldik.

2025-2026 Eğitim Öğretim yılının son günlerinde gündemimiz yine okul ve kurumlarımız.

Kronikleşen sorunları ele almaya devam ediyoruz.

Eğitim, bir ülkenin geleceğini inşa eden en önemli alandır.

Ancak bugün eğitim kurumlarımızda yaşanan sorunlar, yalnız öğretmenlerin ve öğrencilerin değil, toplumun geleceğini yakından ilgilendirmektedir.

Ne yazık ki…

Okullarımızın temel ihtiyaçlarının dahi tam anlamıyla karşılanamadığı bir dönemi yaşıyoruz.

Özellikle temizlik ve güvenlik hizmetleri konusunda yaşanan eksiklikler, eğitim çalışanlarını ve velileri ciddi şekilde endişelendirmektedir. Yüzlerce öğrencinin eğitim gördüğü okullarda yeterli sayıda temizlik personelinin bulunmaması, hijyen sorunlarını beraberinde getirmekte; güvenlik görevlisi eksikliği ise okul ortamlarının güvenliğini zayıflatmaktadır.

Oysa…

Eğitim kurumları yalnızca ders verilen yerler değil, aynı zamanda çocuklarımızın emanet edildiği yaşam alanlarıdır. Bu nedenle temizlik ve güvenlik hizmetleri tasarruf edilecek alanlar olarak görülmemelidir.

Okullarımız iki ay sürecek yaz tatiline hazırlanırken geçici çözümlerle giderilmeye çalışılan temizlik ihtiyacı için görevlendirilen personelin görev süresi doldu.

Kurumlarımızda yaz tatilinde temizlik görevlisi bulunmayacak. Okullarımızın eylül ayına hazırlanması için gerekli personel okullarımızda olmayacak. Bu hizmet okullarımızda tam zamanlı olarak sağlanmalı ve kurumlarımız yaz tatili boyunca gelecek eğitim öğretim yılı için tüm hazırlıklarını eksiksiz olarak yerine getirebilmelidir.

Bir diğer önemli sorun ise kalabalık sınıflardır.

Öğretmenin her öğrenciye yeterince zaman ayırabilmesi, öğrencilerin etkin öğrenme süreçlerine katılabilmesi için sınıf mevcutlarının makul seviyelerde olması gerekir.

Ancak…

Birçok okulumuzda sınıflar kapasitesinin üzerinde öğrenciyle eğitim vermeye çalışmaktadır.

Ne demek bu?

Kalabalık sınıflar, eğitimde fırsat eşitliğini ve kaliteyi olumsuz etkiler.

Bursa özelinde değerlendirdiğimizde ise hızlı nüfus artışının eğitim altyapısı üzerindeki baskısı her geçen gün daha belirgin hale gelmektedir.

Özellikle Nilüfer başta olmak üzere yeni yerleşim alanlarının yoğunlaştığı bölgelerde mevcut okul kapasitesi ihtiyacı karşılamakta zorlanmaktadır. Artan öğrenci sayısına rağmen yeni okul yatırımlarının aynı hızla hayata geçirilememesi, sınıf mevcutlarının yükselmesine ve eğitim ortamlarının daha da yoğunlaşmasına neden olmaktadır.

Eğitim planlamalarının nüfus artışı ve kentleşme hızı dikkate alınarak yapılması, gelecekte karşılaşılacak sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşımaktadır.

Denetim mekanizmalarının yeterince etkin işletilememesi de eğitim sisteminin çözüm bekleyen başlıklarından biridir.

Eğitim kurumlarının ihtiyaçlarının zamanında tespit edilmesi, eksikliklerin giderilmesi ve kaynakların doğru kullanılması için düzenli ve etkili denetim büyük önem taşımaktadır.

Sorunların büyümeden çözülebilmesi ancak güçlü bir denetim anlayışıyla mümkündür.

Öte yandan…

Deprem riski nedeniyle yıkılan veya güçlendirme ve tadilat kapsamına alınan okul binaları, birçok bölgede derslik ihtiyacını artırmıştır.

Öğrenciler farklı okullara yönlendirilmekte, ikili eğitim uygulamaları yaygınlaşmakta ve mevcut derslikler üzerindeki yük her geçen gün artmaktadır.

Güvenli okul binaları elbette vazgeçilmezdir…

Ancak bu süreçlerde ortaya çıkan derslik ihtiyacının da hızla karşılanması gerekmektedir. Nüfusu hızla artan bölgelerde yeni okul yapımlarının gecikmesiyle birleşen bu tablo, eğitim yöneticilerinin ve karar vericilerin öncelikli gündem maddelerinden biri olmalıdır.

Eğitim çalışanlarımız fedakârca görevlerini yerine getirmeye devam etmektedir.

Ancak eğitimde başarı yalnızca öğretmenin gayretiyle sağlanamaz.

Fiziki altyapısı güçlü, güvenli, temiz ve yeterli derslik sayısına sahip eğitim kurumları oluşturmak devletin öncelikli sorumlulukları arasındadır.

Önümüzde yaz tatili süreci var. Bu süre sağlıklı şekilde planlanmalı ve kurumlarımızın, kurum yöneticilerimizin hazırlıklarını titizlikle yapabilmesi için yetkililerin sağlıklı bir planlama yapması gerekmektedir.

Personel görevlendirmeleri daha erken dönemde yapılmalı, güçlendirme çalışması yapılan kurumlar ile yıkılan kurumların bir an önce inşa süreci tamamlanmalı böylece 2026-2027 Eğitim Öğretim yılında çocuklarımız ve öğretmenlerimiz daha temiz, daha güvenli, daha sağlıklı bir eğitim öğretime başlamalıdır.

Türk Eğitim Sen olarak eğitimin ve eğitim çalışanlarının sesi olmaya devam edeceğiz. Sorunları dile getirmekten değil, çözüm üretmekten yanayız.

Çünkü…

Biliyoruz ki güçlü Türkiye’nin yolu güçlü eğitimden geçmektedir.

Eğitimde yaşanan her eksiklik, geleceğimizden eksilen değerdir. Bu nedenle eğitim kurumlarımızın ihtiyaçlarının vakit kaybedilmeden karşılanması, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği adına bir zorunluluktur.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − 11 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER