Eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala öğretmenlerimizin önemli bir sorunu daha gündemimizdedir.
Nedir o?
Yer değiştirme ve norm kadro sorunları.
Her eğitim-öğretim yılı öncesinde olduğu gibi bu yıl da öğretmenlerimiz; aile birliği, sağlık, eş durumu ve diğer mazeretler nedeniyle görev yerlerine ilişkin taleplerini bakanlığa iletmektedir. Ancak uygulamada karşılaşılan sorunlar, öğretmenlerimizin haklı beklentilerinin karşılanmasını güçleştirmektedir.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 7 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan 2026 Yılı Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu (2026/2) ile iller arası mazerete bağlı yer değiştirme süreci başlatılmıştır.
Duyurunun “Genel Açıklamalar” bölümünde, sözleşmeli öğretmenlerden ön başvurunun son günü olan 14 Eylül 2026 tarihi itibarıyla öğretmen kadrosunda göreve başlamış olanların da başvuruda bulunabileceği belirtilmiştir.
Ancak…
Burada önemli bir mağduriyet ortaya çıkmaktadır.
Askerlik görevi nedeniyle ekim ayında göreve başlayacak ve bu nedenle öğretmen kadrosuna ekim ayında geçecek meslektaşlarımız, mevcut düzenleme nedeniyle bu yer değiştirme döneminden yararlanamayacaktır.
Oysa söz konusu durum öğretmenlerimizin kendi iradeleriyle oluşturdukları bir durum değildir.
Askerlik, yasal bir yükümlülüktür.
Dolayısıyla öğretmenlerimizin kendi iradeleri dışında, kanuni bir yükümlülük nedeniyle yer değiştirme hakkından mahrum kalması hakkaniyetle bağdaşmamaktadır.
Bakanlığımızın bu özel durumu ayrıca değerlendirmesi ve askerlik nedeniyle sürecin dışında kalan öğretmenlerimizin mağduriyetini giderecek bir çözüm üretmesi gerekmektedir.
Bursa’da ilçeler arası mesafe değil, mağduriyet de büyüyor!
Bir diğer önemli sorun ise il içi mazerete bağlı yer değiştirmelerde yaşanmaktadır.
Bursa özelinde baktığımızda, aynı ilçe grupları içerisinde yer alan ancak birbirinden çok uzak ilçelerde görev yapan öğretmenlerimiz bulunmaktadır. İl içi mazerete bağlı yer değiştirme döneminde yeterli kontenjan açılmaması nedeniyle birçok öğretmenimiz haklı mazeretine rağmen istediği yere atanamamıştır.
Öğretmenimizin ailesi bir ilçede, kendisi başka bir ilçede; görev yeri ile ikamet adresi arasında uzun mesafeler…
Bu tablo sürdürülebilir değildir.
Bu nedenle ilk yer değiştirme döneminde yeterli kontenjan bulunmadığı için mazeret tayini gerçekleşmeyen öğretmenlerimize ikinci bir il içi mazerete bağlı yer değiştirme hakkı verilmelidir.
Norm kadro güncellemesinde zamanlama önemlidir.
Bir başka kritik konu ise norm kadro güncellemeleridir.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı öğrenci kayıtlarının devam ettiği, okul ve sınıf mevcutlarının değiştiği, seçmeli ders saatlerinin arttığı veya azaldığı bir dönemde yapılacak norm güncellemeleri öğretmenler açısından ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.
Bugün bir okulda yeterli görünen norm, yarın öğrenci sayısındaki değişiklik nedeniyle farklılaşabilmektedir.
Daha da önemlisi, bir öğrenci ya da bir ders saatindeki değişiklik nedeniyle bir öğretmen norm kadro fazlası durumuna düşebilmektedir.
Bu durumun yalnız idari işlem olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Çünkü norm kadro fazlası uygulamasının öğretmen açısından eğitimsel, idari, ekonomik ve hukuki sonuçları bulunmaktadır.
Sendikamıza bu konuda yüzlerce mesaj, e-posta ve telefon ulaşması, sorunun münferit olmadığını açıkça göstermektedir.
Norm fazlası atamalarında mağduriyet yaşanmamalı.
8 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen norm kadro fazlası atamalarında, özellikle ilçe grupları içerisinde bulunan öğretmenlerimizin karşı karşıya kaldığı durumlar ayrıca dikkatle incelenmelidir.
Bir öğretmenin görev yaptığı yerden başka bir okula atanması, hele ki aynı ilçe grubu içerisinde dahi olsa, ulaşım ve aile düzeni açısından önemli sonuçlar doğurabilmektedir.
Norm kadro planlaması elbette yapılmalıdır.
Ancak norm kadro planlaması yapılırken öğretmenin çalışma koşulları, hizmet süresi, aile birliği, ulaşım şartları ve eğitim hizmetinin niteliği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eğitimde planlama yapılırken öğretmen unsurunun göz ardı edilmesi, çözüm üretmek yerine yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Çözüm istiyoruz, çünkü öğretmenin huzuru eğitimin huzurudur.
Türk Eğitim-Sen olarak bizim yaklaşımımız açıktır…
Sorunları tespit etmek yetmez; çözüm üretmek gerekir.
Bu anlayışla…
Askerlik nedeniyle ekim ayında kadroya geçecek öğretmenlerimizin mazerete bağlı yer değiştirme mağduriyetleri giderilmeli, ilk il içi mazeret döneminde yer değiştiremeyen öğretmenlerimize ikinci il içi mazeret tayini hakkı verilmeli, ilçe grupları içerisindeki uzaklıklar ve ulaşım şartları dikkate alınmalı, öğrenci kayıtları ve seçmeli ders belirleme süreci tamamlanmadan yapılan norm güncellemelerinde öğretmenlerin mağdur olmasının önüne geçilmeli, norm kadro uygulamalarında eğitim çalışanlarının karşılaşabileceği idari ve hukuki mağduriyetleri önleyecek kalıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
Türk Eğitim-Sen olarak yukarıda ifade ettiğimiz hususlarla ilgili Millî Eğitim Bakanlığımıza taleplerimizi ilettik ve gerekli çalışmaların yapılmasını istedik.
Çünkü…
Biliyoruz ki eğitim çalışanının huzuru, eğitim sisteminin başarısının temel şartlarından biridir.
Sorunları konuşmak önemlidir; ancak asıl sorumluluk çözüm üretmektir.
Türk Eğitim-Sen olarak çalışan, üreten, çözüm öneren ve yol gösteren sendikal anlayışımızla eğitim çalışanlarının haklı taleplerinin takipçisi olmaya devam edeceğiz.













YORUMLAR