İstanbulspor maçını kazanınca nerede olacağımızı iyi bilen, maça iyi bilenen Bursaspor’u gurur duyarak ve zevk alarak izledik.
Bursaspor’un başlama vuruşu ile birlikte ilk saniyesinden itibaren başlattığı baskılı hücum futbolu, İstanbulspor’u kendi sahasına hapseden oyun tarzı oldu.
Futbolcuların gol için her türlü figürü denedikleri, üstün gayret gösterdikleri, ancak gol bulamadıkları anlar kendilerini ve seyircileri kahretti.
“Yazık, ilk yarı gol atamadan soyunma odasına gideceğiz” dediğimiz anda kral sahneye çıktı ve 44. dakikada beklenen golü tabelaya, kendisini de gol krallığı zirvesine yazdırdı.
İkinci devrede ne oldu?
Bursaspor’un sanki hiç soyunma odasına gitmemiş, devre arası olmamış izlenimi vermesi ve Lincoln ‘ün maestroluğunda sergilediği şahane oyuna diğer futbolcu arkadaşlar da ayak uydurunca, ilk yarıda olduğu gibi tempolu ve ayağa paslarla hep hücum bölgesinde gol bulma mücadeleleri herkese seyir zevki yüksek bir maç izletti.
Galip gelmemiz gereken haftayı istediğimiz gibi geçtik; ilk ikide olmamız gereken yerde yerimizi aldık, gol krallığında Kelechi Iheanacho zirveye çıktı. Daha ne olsun, lehimize olan her güzelliği bu maç sonu yaşadık.
Bu anlamda Bursaspor’umuza tekrar teşekkür ediyor, ileriki haftalarda bu ligin demirbaş lideri olacağımızı söylüyor, “Durmak yok!” diyorum.
Zafer, “Zafer benimdir!” diyenlerindir.
Sevgilerimle.













YORUMLAR