Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İbrahim Bulut
İbrahim Bulut

Hem sahada hem masada bir kurum

Gençlik ve Spor İl müdürlükleri, bünyesindeki gençlik merkezleri, spor tesisleri ve öğrenci yurtlarıyla doğrudan gençlere ve öğrencilere hizmet veren Türkiye’nin en dinamik kamu yapılanmalarından biridir.

Ancak bu geniş organizasyon şeması, beraberinde ciddi idari ve kurumsal sorunları da barındırmaktadır.

Müdürlüklerde çalışan personel profilinin heterojen yapısı (kadrolu personel, 4/B sözleşmeliler, taşerondan kadroya geçenler ve antrenörler) özlük haklarında eşitsizlik yaratmaktadır.

Benzer işi yapmalarına rağmen farklı statülerde bulunmaları, çalışanların tükenmişlik hissini artırmakta ve kurum aidiyetini zayıflatmaktadır.

İdareciler ile saha personeli arasındaki iletişim eksikliği, çalışan memnuniyetsizliğinin temel sebeplerinden biridir.

Sık sık gündeme gelen iddialara göre, özellikle yurt idareleri ile tesis yönetimlerinde esnek çalışma saatleri gerekçe gösterilerek sistematik baskılar uygulanmaktadır.

Sürgün niteliğindeki resen görev yeri değişiklikleri, angarya iş yükü ve sendikal tercihler üzerindeki yönlendirmeler, çalışanların çalışma barışını bozan en büyük mobbing unsurları arasında yer almaktadır.

Sistemdeki en kritik aksaklığın liyakat ilkesinin uygulanmasında yaşandığını görmekteyiz.

Spor ve gençlik odaklı bir kurumda vizyoner yöneticilere ihtiyaç duyulurken, atamalarda liyakat yerine siyasi veya bürokratik yakınlıkların belirleyici olması kurum adına kaygı verici bir noktadır.

Mülakat sisteminin getirdiği şeffaflık eksikliği ise adalet duygusunu zedelediği gibi ve nitelikli personelin pasivize edilmesine yol açmaktadır.

Gençlik ve Spor İl müdürlüklerinin işlevselliğini artırmak için acilen idari reformlara ihtiyaç olduğu kaçınılmaz bir gerçektir.

Amiyane tabirle mızrak çuvala sığmamaktadır.

Şeffaf bir liyakat mekanizmasının kurulması, özlük haklarının eşitlenmesi ve mobbing iddialarının bağımsız kurullarca denetlenmesi hem çalışanların mutluluğunu sağlayacak hem de kamu hizmetinin kalitesini yükseltecektir.

Netice olarak

Gençlik Spor il müdürlükleri bazı grupların ya da sendikaların arka bahçesi değil, bu ülkenin güzide kurumlarından birisidir.

Gençlik Spor İl müdürlüğü ve bağlı birimleri incelediğimizde ise;  idari işler, personel yönetimi, tesis işletmesi, bütçe, spor faaliyetlerinin organizasyonu ve lisans işlemlerinden sorumlu büro memurları ve şeflerin  görev yaptığı Gençlik Spor İl/İlçe müdürlükleri, gençlik liderleri ve idari memurlar, sosyo-kültürel faaliyetler, atölye çalışmaları, kulüp etkinlikleri, gönüllülük projeleri ve kampların organizasyonlarının yürütüldüğü Gençlik merkezleri, öğrencilerin barınma, beslenme, giriş-çıkış takibi, nöbet hizmetleri ve yurt içi sosyal faaliyetlerin idaresinden sorumlu olan yurt yönetim memurlarının çalıştığı öğrenci yurtları  karşımıza çıkmaktadır.

Kurumun istihdam yapısını incelediğimizde ise, bünyesinde 657 sayılı kanuna tabi kadrolu memurlar, 4/B sözleşmeli personel (gençlik lideri, yurt yönetim personeli, büro personeli) ile 4/D sürekli işçi statüsünde çalışanları barındırdığını görmekteyiz.

Kurum içerisinde yaşanan bu unvan karmaşası ve statü çeşitliliğinin özlük hakları, maaş skalaları ve görev tanımları gibi bir çok sorunu da beraberinde getirdiğini görüyoruz.

Binlerce öğrencinin güvenliği ve sağlığından doğrudan sorumlu olan yurt yönetim memurları, gece nöbetleri, hafta sonu vardiyaları ve 7/24 hizmet anlayışı sebebiyle ciddi bir iş yükü ile birlikte yüksek kriz yönetimi baskısı altındadır.

Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı il müdürlükleri, KYK öğrenci yurtları ve spor tesisleri binlerce memur, gençlik lideri ve yurt yönetim personelinin görev yaptığı devasa bir hizmet ağıdır.

Ancak bu geniş yapıda, özellikle taşra teşkilatlarında görev yapan personelin karşılaştığı en büyük idari sorunların başında sendikal baskılar ve sistematik mobbing iddiaları gelmektedir.

Yetki yarışı ve sendikal manipülasyon

Taşra teşkilatlarında görev yapan memurlar, üye sayılarına göre belirlenen yetkili sendika mücadelelerinin merkezinde yer almaktadır. Birçok il müdürlüğünde ve yurtta, idarecilerin belirli sendikalara yakınlığı bilinen bir gerçektir.

Bu durum, çalışanlar üzerinde örtülü veya açık bir üyelik baskısı oluşturmaktadır.

Özellikle aday memurlar, sözleşmeli çalışanlar veya görev yeri değişikliği talep eden personel; sendika değiştirme ya da malum sendikalara üye olma konusunda yönlendirilmektedir.

Sendikal tercihlerini yönetimden farklı kullanan memurlar ise görev dağılımında, nöbet listelerinde veya takdir haklarında ayrımcılığa maruz kaldıklarını dile getirmektedir.

Yurt ve tesislerde mobbing iddiaları…

Öğrenci yurtları ve 7/24 hizmet veren spor tesisleri, esnek çalışma saatleri ve kriz yönetimi bahane edilerek mobbingin en sık yaşandığı alanlara dönüşmüştür.

İlçeler arası sürgün niteliğinde geçici görevlendirmeler veya ulaşılan yerin çok uzağındaki tesislere rıza alınmaksızın verilen tayinler, hafta sonu, resmi tatil ve gece nöbetlerinin sistematik olarak belirli personelin üzerine yıkılması, memurun yetki ve sorumluluk alanının daraltılması, niteliğine uygun olmayan büro veya saha işlerinde angarya olarak çalıştırılması, idari yöneticiler tarafından personele yönelik sürekli savunma istenmesi ve tutanak tutma tehdidiyle psikolojik baskı kurulması, yönetim ile ters düşen ya da sendikal baskılara direnen memurların karşılaştığı temel mobbing yöntemleri arasında en göze çarpanlarıdır.

Kamuda iş barışının sağlanması ve gençlere hizmet veren bu kritik kurumların sağlıklı işleyebilmesi için idari mekanizmaların acil olarak sil baştan dizayn edilmesi gerekmektedir.

Yöneticilerin sendikal tarafsızlığı kesin kurallarla teminat altına alınmalı, geçici görevlendirme ve nöbet listeleri şeffaf kriterlere bağlanmalıdır.

Mobbing şikayetlerinin ise kurum içi hiyerarşiden bağımsız, tarafsız denetçiler tarafından incelenmesi elzemdir.

Kimsenin şüphesi olmasın…

Her zaman kamu çalışanlarının gözü, kulağı ve sesi olmaya devam edeceğiz.

Kalın sağlıcakla…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twelve − one =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER