Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ömer Işıkoğlu
Ömer Işıkoğlu

Enflasyonun açtığı yara bütçede sarılmalı

TÜİK’in açıkladığı Ekim ayı verileri, kamu çalışanları ve emeklilerimizin içinde bulunduğu ekonomik darboğazı bir kez daha tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Ekim ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 2,58, yıllık bazda ise yüzde 29,77 oranında arttı.

Daha da vahim olan tablo ise Temmuz-Ekim dönemini kapsayan son dört aylık süreçte karşımıza çıkıyor.

Birikimli enflasyon yüzde 8,28’e ulaştı. Oysa kamu görevlileri ve emeklilerimize temmuz ayında yapılan maaş artışı oranı sadece yüzde 7 idi.

Yani…

Henüz dört ay geride kalmışken, verilen zam enflasyonun 1,28 puan gerisinde kalmış ve tamamen erimiştir.

Bu tablo, yılın ikinci yarısı için öngörülen maaş artışının çoktan tükendiğini, kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücünün dip yaptığını açıkça ortaya koymaktadır.

Önümüzdeki iki ayda yaşanacak muhtemel fiyat artışları ise bu kayıpları daha da derinleştirecektir.

Gelirleri yerinde sayan çalışanlarımız ve emeklilerimiz, her geçen gün katlanarak artan hayat pahalılığı karşısında yalnız bırakılmaktadır.

İşte tam da bu dönemde TBMM gündeminde yer alan bütçe görüşmeleri, tarihi bir sorumluluğu beraberinde getirmektedir.

Enflasyonun açtığı yara, 2027 bütçesinde mutlaka sarılmalıdır!

Bizler maaş artışlarının, geçmişte kalan tahminlere göre değil; gerçekleşen enflasyon ve güncel ekonomik gerçekler doğrultusunda yeniden belirlenmesini istiyoruz.

Yıl boyunca biriken alım gücü kayıplarını telafi edecek ek zam ve refah seviyesini yükseltecek adımlar acilen atılmalıdır.

Ek zam ve refah payı bir zorunluluktur!

Artık geçim sıkıntısını hafifletecek somut kararların alınması şarttır.

Ek zam ve refah payı düzenlemesi, ertelenebilecek veya geçiştirilebilecek bir beklenti olmaktan çıkmış, doğrudan bir yaşamsal zorunluluk hâline gelmiştir.

Türkiye Kamu-Sen olarak bütçe sürecinin bu hayati gerçekler doğrultusunda değerlendirilmesini; kamu çalışanlarımız ile emeklilerimizin alım gücünü hak ettiği seviyeye çıkaracak adil ve somut düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

“Sorunları konuşmak önemlidir; ancak asıl sorumluluk çözüm üretmektir.”

Türk Eğitim-Sen olarak aklın, hukukun, liyakatin ve sosyal adaletin rehberliğinde; kamu görevlileri ve emeklilerimizin haklarını koruyan, geliştiren ve refahtan hak ettikleri payı almalarını sağlayacak her mücadelenin kararlılıkla takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Çünkü…

Bizim sendikacılık anlayışımız, eleştiren değil; çözüm üreten, yol gösteren ve sonuç alan bir anlayıştır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fourteen − three =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER