Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İbrahim Bulut
İbrahim Bulut

Siz bizi iyi bilirsiniz!

Evet sevgili dostlar değişen hiçbir şey yok.

Avrupa Parlamentosu yine bildiğiniz gibi. Hadsizlikte sınır tanımıyor.

Daha geçtiğimiz günlerde 2026 Türkiye raporunda Yunanistan’ın kabul edilemez tezlerini esas alarak objektiflikten uzak, ön yargılarla şekillendirilmiş ülkemizin egemenlik haklarının görmezlikten gelindiği “Mavi Vatan” doktrinine yönelik ifadelerin ardından bugün de Yavru Vatan Kıbrıs’ta aynı kabul edilemez tavır ile karşı karşıyayız.

Neymiş efendim 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı işgalmiş. Kahraman Türk askeri ve Türk Silahlı Kuvvetleri de işgalciymiş.

Hadi oradan!…

Her şeyden önce şunu iyi bilmek ve anlamamakta ısrar edenlere iyice anlatmak gerekir.

Kıbrıs Barış Harekâtı bir işgal değil; Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkı çerçevesinde gerçekleştirdiği, Kıbrıs Türk halkını yok olma tehdidinden kurtaran meşru bir müdahaledir.

1974’ten bu yana adada büyük çaplı bir çatışmanın yaşanmamış olması, harekâtın adaya, Avrupa Parlamentosunun söylediğinin aksine, savaş değil barış; çatışma değil güvenlik getirdiğinin en açık göstergesidir.

Avrupa Parlamentosunun Rum tezlerini esas alarak, Kıbrıs Türklerine yönelik yıllarca süren saldırıları, katliamları, zorunlu göçleri ve insanlık dışı uygulamaları yok sayması ise tarihi gerçeklerin bilinçli olarak çarpıtıldığını göstermektedir.

 

Bugün insan haklarını mağdurun kimliğine göre savunanlar, Kıbrıs Türk Halkının yaşadığı acıları görmezden gelerek bu durumu adalet ve tarafsızlıkla açıklayamazlar.

Bugün Kıbrıs’ta tek bir gerçek vardır;

İki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet…

Bu gerçeğin kabulünden sonra ise çözüm;

“Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesidir.”

Avrupa Parlamentosu şunu iyi bilmelidir ki;

Kıbrıs, Türk milletinin millî davasıdır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnız değildir.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin adadaki varlığı işgalin değil, barışın ve güvenliğin teminatıdır.

Avrupa Parlamentosunun tarih ve hukukla bağdaşmayan bu kararı yok hükmündedir.

Görmeyen gözlere, işitmeyen kulaklara hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

“Ayşe’nin valizi her daim hazır.”

Demem o ki; çok zorlarsanız,

AYŞE HER AN TATİLE ÇIKABİLİR!…

Kalın Sağlıcakla…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − 14 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER