Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İbrahim Bulut
İbrahim Bulut

Karar zamanı…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca hazırlanan “4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu Gereğince Kamu Görevlileri Sendikaları ile Konfederasyonların Üye Sayılarına ilişkin 2026 Temmuz İstatistikleri Hakkında Tebliğ” Resmi Gazetede yayımlandı.

Yayımlanan tebliğe göre, 3 milyon 82 bin 768 memurdan, 2 milyon 403 bin 189’unun herhangi bir sendikaya üyeliğinin bulunduğu, buna göre de memurlar arasında sendikalaşma oranının yüzde 77,96 olduğu tespit edilmiştir.

Kamu çalışanları arasındaki sendikalaşma oranının her geçen gün artması nasıl olumlu karşılanıyorsa, kamu da ki kontrol edilemeyen sendika enflasyonu da bir o kadar düşündürüyor.

Bugün ülkemizde 320 sendika, 19 konfederasyon bulunuyor.

Bu da bize 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu sözleşme Kanunu kapsamında sendika kurmanın ne kadar kolay olduğunu gösteriyor.

Lakin “Kuruluş kolay, büyümek zordur.”

Etkili bir sendika olmak daha zordur!

Üye kazanmak, mali kaynak oluşturmak, iş yerlerinde temsilcilikler kurmak ve en önemlisi toplu sözleşmede söz sahibi olmanız gerekmektedir.

Toplu sözleşmede söz sahibi olmanın yolu nereden geçer?

Kamu da en fazla üyeye sahip olmaktan.

2821 sayılı sendikalar kanununun 3. Maddesi her ne kadar sendikaların meslek esasına göre kurulamayacağını söylese de geldiğimiz noktada, hemen her gün yeni bir meslek grubunun sendika kurduğuna şahit olmaktayız.

Peki, kanunla yasaklanmış olmasına rağmen kurulan bu meslek odaklı sendikaların, herhangi bir kazanım elde etmesi 4688 sayılı kanuna rağmen mümkün mü?

Tabi ki “HAYIR!”

Çünkü temsil ettiğiniz kamu çalışanları adına herhangi bir kazanım elde edebilmeniz için kanun koyucu “YETKİLİ SENDİKA” olma şartını getirmiş.

Yani demiş ki, rakipleriniz arasında tüm hizmet kolları dahil kamu da en fazla üyeye sahip olacaksın.

Peki, meslek odaklı kurmuş olduğunuz sendika ile tüm hizmet kolları ve tüm meslek grupları içinde yetkili olma şansınız var mı?

Yani şunu belirtmekte yarar var…

Sadece öğretmenleri, doktorları, müdürleri, uzmanları vs. listeyi uzatmak mümkün üye yaparak yetkili olamazsınız.

Yetkili olamadığınız bir yerde memurları temsilen kurulan, memur ve emeklilere dair tüm mali, sosyal ve özlük hakların görüşülüp karara bağlandığı “TOPLU SÖZLEŞME Masası’na” oturamazsınız.

Masaya oturamadığınız gibi yetkinin ehil ellere geçmesine de engel olabilirsiniz.

Zaten en tehlikelisi de yetkinin ehil ellerde olmaması değil mi?

Bunun en somut örneği son 8 (Heba edilen 16 yıl) toplu sözleşmede memura reva görülen acı tablo.

Memur adına üretemeyenler, memurun ve emeklinin hakkını savunamayanlar günü eşantiyon adı altında dağıttıkları valizle, termosla, saatle, bardakla v.s kurtarma yarışındalar.

İşte bu noktada yaşanan sendikal enflasyon karşısında; sendikal barajın acilen getirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

Çünkü çok sayıda küçük ve meslek odaklı sendika yerine güçlü ve temsil kabiliyeti yüksek sendikaları teşvik edecektir.

Sendikaların güçlenmesi toplu sözleşme süreçlerini daha düzenli ve yönetilebilir hale getirecektir.

En önemlisi de dağınık sendikal yapının önüne geçilerek karar alma süreçleri kolaylaşacaktır.

Acilen karar vermemiz gerekiyor.

Zaman çok acımasız.

Su misali akıp gidiyor.

Kaybedilen 8 dönem yani tam 16 yıl…

Etkin temsil, güçlü pazarlık mı yoksa sendikal çoğulculuk adı altında kaybedilen yıllar mı?

Kalın sağlıcakla.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × four =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER