Sağlık çalışanlarının emeği, yalnızca alkış değil; adalet ve insanca çalışma koşulları ister.
Her gün hastanelerimizde binlerce sağlık çalışanı, bir hastanın tedavisini planlıyor, yaşam bulgularını takip ediyor, riskleri önceden öngörüyor ve çoğu zaman bir insanın hayata tutunmasına katkı sağlıyor.
Ancak acı bir gerçeği de görmezden gelemeyiz.
Bizler, başkalarının hayatını planlarken çoğu zaman kendi hayatımızı planlayamıyoruz.
Nöbetlerimiz aile takvimimize göre değil, hizmetin ihtiyacına göre yazılıyor. Bayramlarımız hastanede geçiyor, özel günlerimiz erteleniyor, çocuklarımızın en önemli anlarında yanlarında olamıyoruz. Kendi sağlık kontrollerimizi bile çoğu zaman “daha sonra” diyerek öteliyoruz.
Bu fedakârlık elbette sağlık mesleğinin ruhunda vardır.
Ancak fedakârlık, hak kayıplarını normalleştirmenin gerekçesi olmamalıdır.
Bir sendikanın görevi yalnızca ücret artışını konuşmak değildir.
Sendikanın görevi çalışanın yaşam kalitesini, çalışma barışını, güvenli çalışma ortamını ve insanca çalışma koşullarını savunmaktır.
Bugün sağlık çalışanları daha fazla takdir değil; emeklerinin karşılığını, adil çalışma düzenini, yeterli personel istihdamını, dinlenme hakkını ve mesleki saygınlıklarını talep ediyor.
Çünkü biliyoruz ki mutlu, güvende ve değer gören bir sağlık çalışanı, daha güvenli bir sağlık hizmetinin temelidir.
Sağlık sisteminin yükünü omuzlayan sağlık çalışanlarının sesi olmak, sorunlarını dile getirmek ve çözüm üretmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Sağlık çalışanlarının yalnız görevlerini değil, hayallerini ve yaşamlarını da korumak zorundayız.
Çünkü kendi hayatını sürekli ertelemek zorunda kalan sağlık çalışanından, her gün aynı özveriyi beklemek sürdürülebilir değildir.
Bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz…
Sağlık çalışanlarının fedakârlığı alkışlarla değil; adaletle, liyakatle, güvenli çalışma koşullarıyla ve hak ettikleri değer verilerek karşılık bulmalıdır.
Bizler; kendi hayatımızı planlayamazken başkalarının hayatını planlayan mesleğin mensuplarıyız.
Artık sağlık çalışanlarının da kendi hayatlarını planlayabilecekleri, ailelerine, sevdiklerine ve kendilerine zaman ayırabilecekleri çalışma koşullarını birlikte inşa etmenin zamanı gelmiştir.
Bu sadece sağlık çalışanlarının değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir sağlık hizmeti isteyen toplumun da ortak talebidir.













YORUMLAR