Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
İbrahim Bulut
İbrahim Bulut

Sınır kapılarının gizli kahramanları…

Uluslararası ticaretin muhafızı ve ülke güvenliğinin kilit taşlarından biri olan gümrük teşkilatı, stratejik önemine rağmen bünyesinde ciddi yapısal ve operasyonel sorunları barındırmaktadır.

Küresel ticaret hacminin her geçen gün genişlemesiyle yükü daha da ağırlaşan gümrük çalışanları fiziki zorluklar, mevzuat karmaşası, sosyal imkân yetersizlikleri ve zorunlu rotasyon düzenlemeleri arasında görevlerini icra etmeye çalışmaktadır.

Gümrük çalışanlarını çok zorlayan problemlerin başında, 24 saat kesintisiz hizmet esasına dayanan ağır vardiya şartları ve bir türlü çözülemeyen personel eksikliği gelmektedir.

Özellikle…

Sınır kapılarında ve limanlarda görev yapan personel, tüm bunlara ilaveten elverişsiz iklim koşulları ve yetersiz lojistik altyapıyla da mücadele etmektedir.

Kaçakçılıkla mücadele gibi yüksek risk barındıran operasyonlarda aktif görev almalarına rağmen, fiili hizmet zammı (yıpranma payı) ve özlük hakları hususunda diğer kolluk kuvvetlerine kıyasla geride kalmaları ciddi bir motivasyon kaybına yol açmakta, ayrıca karar alma süreçlerinde yaşanan hukuki riskler ve sık sık değişen mevzuat yapısı, çalışanlar üzerinde yoğun bir psikolojik baskı oluşturmaktadır.

Sosyal ve ailevi bir çıkmaz! Zorunlu rotasyon sistemi

Gümrük teşkilatında çalışma hayatını ve sosyal düzeni en çok yıpratan unsurlardan biri de zorunlu rotasyon (yer değiştirme) uygulamasıdır.

Sözde…

Kurumsal işleyişi dinamik tutmak ve tarafsızlığı korumak amacıyla yürütülen bu sistemin, gelinen noktada  mevcut haliyle çalışanlar açısından ciddi mağduriyetlere sebep olduğu aşikardır.

Sık sık yaşanan şehir değişiklikleri, memur eşlerinin iş hayatını olumsuz etkilediği gibi, çocukların eğitim süreçlerinde de devamlılık sorunlarına yol açmaktadır.

Eş durumu atamalarında yaşanan bürokratik engeller ise Anayasal hak olan aile birliğini tehdit eder hale gelmiş ve aile bütünlüğü bozulmuştur.

Tabi ki dertler bunlarla da bitmiyor.

Her atama döneminde tekrarlanan taşınma masrafları, harcırahların güncel piyasa koşullarında yetersiz kalması ve tayin olunan illerdeki yüksek kira fiyatları personelin belini büken bir başka sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Hizmet puanı hesaplamaları, bölge süreleri ve tercih dışı atamalardaki belirsizlikler, çalışanlar arasında adaletsizlik duygusunu yükselttiği gibi geleceğe yönelik kaygıları da fazlasıyla artırmaktadır.

İşin özüne indiğinizde sorunların çözümü noktasında belki de sadece gümrük çalışanlarının seslerine kulak vermek bile yeterli olabilecek.

Gümrük çalışanlarının kurumlarından öncelikli beklentisi; emeklerinin karşılığı olan adil bir gelir dağılımı, mesleki risklerinin göz önünde bulundurulduğu hakkaniyetli özlük hakları ve öngörülebilir bir kariyer planlamasıdır.

Aslında gümrük çalışanlarını dinlediğinizde öyle büyük ve karşılanamaz talepleri de yok.

Ne diyorlar peki_

Mesleki risklerimiz doğrultusunda fiili hizmet hakkımız (yıpranma payı) verilsin, gümrük tazminatlarımız günün ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlensin, atama ve nakil süreçlerinde şeffaf, adil ve liyakate dayalı bir sistem kurulsun, sınır bölgelerinde insani yaşam standartlarını sağlayan lojman ve sosyal imkânlar artırılsın.

Sınır kapılarımızı, limanlarımızı emanet ettiğimiz, yasa dışı ticaretle mücadele eden, dış ticaret hacminin kesintisiz işlemesi konusunda önemli bir rol üstlenen gümrük çalışanlarımızın verimliliğini artırmak ve personel mağduriyetlerini gidermek adına atılması gereken adımları toparlayıp özetleyecek olursak; zorunlu hizmet süreleri ve bölge kategorileri, personelin sosyal ihtiyaçları gözetilip makul seviyelere çekilmeli, atama ve nakil süreçleri tamamen objektif, dijitalleşmiş ve izlenebilir bir puanlama altyapısına kavuşturulmalıdır.

Eş durumu tayinlerinde kurumlar arası koordinasyon mutlak suretle güçlendirilmeli, aile birliğinin korunması ana hedef olmalıdır.

Görev esnasında karşılaşılan tehdit ve risklere karşı personelin hukuki koruma kalkanı güçlendirilmeli, personel yalnız olmadığını arkasında Gümrük teşkilatının varlığını hissetmeli, sahada çalışan personele hakkı olan fiili hizmet zammı bir an önce verilmelidir.

Harcırah ve tazminat tutarları hesaplanırken enflasyonist baskılar dikkate alınmalıdır.

Teşkilattaki personel açığı hızla kapatılarak,  iş-özel hayat dengesi kurulmalı ve vardiya süreleri insani standartlara çekilmelidir.

Sınır kapılarındaki yaşam alanlarına bir standart getirilerek; lojman, kreş ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlar eksiksiz karşılanmalıdır.

İş süreçlerini hızlandıracak yapay zekâ tabanlı risk analiz sistemleri ve dijital gümrük altyapıları yaygınlaştırılmalı, memurun üzerindeki manuel kontrol ve evrak yükü azaltılmalıdır.

Ez cümle,

Gümrük çalışanlarının çalışma şartlarını iyileştirmek, rotasyon sistemini insani değerler ve aile bütünlüğü çerçevesinde yeniden yapılandırmak yalnızca personelin yaşam kalitesini yükseltmekle kalmayacaktır. Güçlü, motive ve haklarını almış bir gümrük personeli; Türkiye’nin dış ticaret hacminin güvenle büyümesinin, ülke ekonomisinin korunmasının ve sınır güvenliğinin en sağlam teminatı olacaktır.

Hepsi bu kadar…

Kalın sağlıcakla…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

four × 4 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER