Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Timur Özdemir
Timur Özdemir

Olanak tanımalıyız…

Çocuklara spor yaptırmak yetmez, spor yapabilecekleri şartları da oluşturmalıyız.

Nette gezinirken gözümüze bir haber çarptı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı, çocuk ve gençlerin spora erişiminin artırılması ve kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirmiş.

Faydalı ve devamlılığı olan bir çalışma olması temennisiyle…

Çünkü konu gerçekten önemli.

Hatta sadece önemli değil, çocuklarımızın geleceği açısından hayati.

Ancak burada sormamız gerekiyor…

Çocuklarımıza “spor yapın” demek yeterli mi?

Değil.

Çünkü bir çocuğun spor yapmasını istemek başka, onun gerçekten spor yapabileceği şartları oluşturmak başka.

Spor bir lüks olmamalı

Bugün ailelerin ekonomik şartlarını hepimiz biliyoruz.

Bir çocuğun sağlıklı beslenmesi bile bazı aileler için ciddi bir ekonomik yük hâline gelmiş durumda.

Sıradan bir tost ve ayranın 130 liraya ulaştığı ortamda, dar gelirli bir ailenin çocuğuna düzenli ve dengeli beslenme imkânı sağlaması kolay değil.

Spor konusunda da benzer sorunlarla karşılaşıyoruz.

Salon ücretleri, kulüp aidatları, spor kıyafetleri, ayakkabılar, ulaşım giderleri…

Bunların tamamı aile bütçesine ek bir yük getiriyor.

O zaman sadece,

“Çocuklarımız spor yapsın” demek çözüm olmuyor.

Asıl mesele;

“Her çocuk, ailesinin ekonomik durumuna bakılmaksızın nasıl spor yapabilir?” Sorusuna cevap verebilmektir.

Okullar sporun merkezi olmalı

Bunun için en önemli yapılardan biri okullarımızdır.

Okullar sadece akademik başarıya odaklanan kurumlar olmamalı.

Çocuğun bedensel, zihinsel ve sosyal gelişiminin birlikte ele alındığı eğitim merkezleri hâline gelmeli.

Beden eğitimi dersleri de bu anlayış içerisinde yeniden değerlendirilmelidir.

Beden eğitimi dersi, öğrencinin birkaç saat hareket ettiği sıradan bir ders değildir.

Çocuğa disiplin kazandırır, sorumluluk duygusunu geliştirir, özgüvenini artırır, paylaşmayı ve birlikte hareket etmeyi öğretir, başarmayı olduğu kadar kaybetmeyi de kabullenmeyi de öğretir.

Kısacası spor, çocuğun sadece bedenini değil, karakterini de geliştirir.

Her çocuk şampiyon olmak zorunda değil

Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.

Her çocuğun milli sporcu, şampiyon olması veya madalya kazanması gerekmiyor.

Ancak her çocuğun sağlıklı olmak için spor yapmaya ihtiyacı var.

Bir çocuk futbol oynayabilir.

Bir diğeri yüzebilir.

Bir başkası karate-do, atletizm, jimnastik veya başka bir spor dalıyla ilgilenebilir.

Önemli olan çocuğun hareket etmesi, sevdiği bir spor dalıyla tanışması ve bunu hayatının bir parçası hâline getirebilmesidir.

Çünkü spor yalnızca madalya değildir.

Spor, sağlıklı yaşam kültürüdür.

Sağlığa yapılan yatırımdır

Sporun bir başka önemli boyutu da sağlık.

Bugün çocuklarımızı düzenli fiziksel aktiviteye yönlendirmek, yarının sağlık sorunlarının azaltılmasına yönelik bir yatırımdır.

Hareketsiz yaşamın, sağlıksız beslenmenin ve teknolojinin aşırı kullanımının çocuklarımız üzerindeki etkilerini çok fazla konuşuyoruz.

O hâlde çözümün bir parçası da belli…

Çocuklarımızı küçük yaşlardan itibaren hareketli bir yaşamın içine çekmek.

Sporu okulda, evde, mahallede ve sosyal hayatın içinde doğal bir alışkanlık hâline getirmek.

Kurumlar birlikte hareket etmeli

Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında yapılacak iş birliklerini bu nedenle önemli buluyorum.

Ancak bu çalışmaların sadece toplantılarda ve açıklamalarda kalmaması, sahaya yansıması gerekiyor.

Okullar, spor kulüpleri, federasyonlar, belediyeler ve ilgili kamu kurumları birlikte hareket etmeli.

Çocukların yeteneklerini keşfetmek kadar, spor yapmak isteyen her çocuğa imkân sağlamak da hedeflenmeli.

Tesisler daha ulaşılabilir olmalı.

Okul sporları daha etkin kullanılmalı.

Spor branşlarının çeşitliliği artırılmalı.

Ekonomik imkânı olmayan çocukların spor faaliyetlerine erişimi desteklenmeli.

Çünkü ekonomik durum, bir çocuğun spor yapıp yapamayacağını belirleyen faktör olmamalı.

Son söz

Çocuklarımıza,

“Spor yapın”demek kolay.

Asıl görev, onların spor yapabilecekleri şartları oluşturmak.

Çünkü çocuklarımız geleceğimiz.

Ve geleceğe yapılabilecek en değerli yatırımlardan biri, sağlıklı, disiplinli, özgüvenli ve sorumluluk sahibi nesiller yetiştirmek.

Bunun yolu da eğitimden geçtiği kadar spordan geçiyor.

O nedenle artık sadece çocuklarımızı spora davet etmeyelim.

Onların önündeki ekonomik, sosyal ve fiziksel engelleri de kaldıralım.

Çünkü çocuklara spor yaptırmak yetmez; spor yapabilecekleri şartları da oluşturmalıyız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 − three =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER