Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Timur Özdemir
Timur Özdemir

Ay-Yıldızın değeri kaç para?

Son yıllarda spor kamuoyunda sıkça tartışılan bir konu var:

Milli takım forması giymenin anlamı nedir?

Bir sporcu için ülkesini temsil etmek mi daha değerlidir, yoksa bunun karşılığında alacağı maddi kazanç mı?

Aslında bu sorunun cevabı geçmişte çok daha netti.

Türk sporcusu için ay-yıldızlı formayı sırtına geçirmek başlı başına bir onur, bir gurur ve bir hayat başarısı olarak görülürdü. Milli marş okunurken gözleri dolan, Türk bayrağını göndere çektirirken dünyaları kazanmış gibi sevinen sporcularımızın hikâyeleri hâlâ hafızalarımızdadır.

Bugün ise profesyonel sporun giderek büyüyen ekonomik boyutu, birçok değeri olduğu gibi milli ruh anlayışını da etkilemiş görünüyor.

Elbette sporcular emeklerinin karşılığını almalıdır. Hiç kimse profesyonel sporcuların maddi haklarına karşı çıkamaz. Kulüpler, sponsorlar ve özel şirketler başarıya göre prim de verebilir, ödül de dağıtabilir.

Bu işin doğasında var mı?

Var.

Ancak konu milli takım olunca durup düşünmek gerekiyor.

Bir soru…

Bir insan için kendi ülkesini temsil etmekten daha büyük hangi ödül olabilir?

Dünyanın herhangi bir ülkesinde düzenlenen uluslararası müsabakada, milyonlarca vatandaşını temsil ederek sahaya çıkmak, göğsünde Türk Bayrağını taşımak, İstiklal Marşını dünyaya dinletmek kaç parayla ölçülebilir?

Milli takım forması bir kulüp forması değildir.

Bir şirketin, bir kurumun ya da bir markanın forması da değildir.

O forma, 86 milyon insanın ortak değeri, ortak gururu ve ortak umududur.

Bu nedenle…

Milli forma ile sahaya çıkan sporcu, aslında sadece bir müsabakaya çıkmaz; tarihini, kültürünü, milletini ve bayrağını temsil eder.

Bu noktada akla şu soru geliyor:

Acaba milli müsabakalarda verilen yüksek primler doğru bir uygulama mıdır?

Belki de milli takımda oynamanın en büyük ödülü zaten milli takımda oynayabilmektir.

Belki de ay-yıldızlı formayı giymenin manevî değeri yeniden ön plana çıkarılmalıdır.

Çünkü tarih boyunca milletleri büyük yapan yalnızca maddi kazançlar değil, uğruna fedakârlık yapılan ortak değerler olmuştur.

Elbette burada amacım sporcuları eleştirmek değil.

Mesele, toplum olarak hangi değerleri öne çıkardığımızdır.

Eğer çocuklarımıza başarıyı sadece para ile ölçmeyi öğretirsek, yarın milli formanın da bir fiyat etiketi olduğunu düşünmeye başlayabilirler.

Bazı değerlerin bedeli olur mu?

Türk bayrağı bunlardan biridir.

Değer ay yıldızdır.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz tartışmasız yeniden milli ruhu güçlendirecek anlayıştır.

Gençlerimize, sporun yalnızca kazanç kapısı olmadığını; karakter, aidiyet, vefa ve temsil sorumluluğu taşıdığını anlatabilmektir.

Çünkü para kazanılır, harcanır ve unutulur.

Ama bir gün Türk bayrağını dünyanın en yüksek noktasında dalgalandırmanın verdiği gurur, nesiller boyunca anlatılır.

Ay-yıldızlı forma bir kazanç aracı değil, bir emanet olarak görülmeye devam ettiği sürece Türk sporunun başarılarının da daha anlamlı ve daha kalıcı olacağına inanıyorum.

Ve son olarak şu soruyu sormadan geçemiyorum:

Türk milletini temsil etmenin karşılığı gerçekten bir prim olabilir mi; yoksa bunun karşılığı zaten o şerefin kendisi midir?

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 + 15 =

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER