Bir kamu çalışanı bugün emekli olduğunda, yıllarca çalışarak elde ettiği gelirin önemli bölümünü kaybediyor.
Çalışırken aldığı maaş ile emekli olduğunda bağlanan maaş arasındaki fark, artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük.
Bugün kamu çalışanları, emeklilikte ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya.
Çalışırken alınan ek ödemelerin emeklilik hesabına yeterince yansımaması nedeniyle emekli maaşları, görev aylığının yüzde 45’i seviyelerine kadar gerileyebiliyor.
Bu tablo yalnızca bir maaş hesabı meselesi değildir.
Bu yıllarca kamu hizmetine emek vermiş insanların emeklilik hayallerini ertelemek zorunda kalmasıdır.
Bir kamu çalışanı emekli olduğunda hayat standardının ciddi biçimde düşeceğini biliyorsa, emeklilik hakkını elde etmiş olsa bile görevine devam etmek zorunda kalıyor.
Bugün işte yaşanan budur.
Çalışırken alınan ek ödemeler emeklilik hesabına girmediği için emekli maaşları ciddi oranda düşmektedir.
Dolayısıyla emekli maaşındaki kaybı önlemenin yolu bellidir.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak açıkça söylüyoruz…
Tüm ilave ödemeler emeklilik kesintisine dahil edilmelidir. Bu düzenleme yalnız bugün görev yapan kamu çalışanlarının değil, gelecekte emekli olacakların da yaşam standardını doğrudan ilgilendirmektedir.
Üstelik emeklilik sistemindeki bu adaletsizliğin çözülmesi, yalnız emeklilerin gelirini artırmayacak; kamu hizmetlerinde yeni bir istihdam alanı da oluşturacaktır.
Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ve emeklilik hakkını elde etmiş olmasına rağmen ekonomik gerekçelerle görevine devam eden öğretmenlerin sayısının 100 binin üzerinde olduğu ifade edilmektedir.
Düşünün…
Yıllarca Türk eğitimine hizmet etmiş, emeklilik hakkını kazanmış öğretmenlerimiz, emekli olduklarında yaşayacakları gelir kaybı nedeniyle görevlerine devam ediyor.
Diğer tarafta ise genç öğretmenlerimiz görev bekliyor.
Bu tablo sürdürülebilir değildir.
Emeklilik şartları ve emekli maaşları iyileştirilmiş olsa, yıllarca Türk eğitimine hizmet etmiş öğretmenlerimiz hayatlarının son dönemini huzur ve rahatlık içerisinde geçirebilecek; görevlerinden ayrılanların yerine gençlerimiz için yeni istihdam alanları açılabilecektir.
Yani mesele yalnız emekli maaşı değildir.
Mesele, emeklinin huzuru; gençlerin istihdamı ve kamu hizmetinin geleceğidir.
Bir başka önemli sorun ise 2023 yılında görevdeki memurlara verilen ancak emeklilere yansıtılmayan seyyanen ödemedir.
Bu uygulamayla birlikte görev aylığı ile emekli maaşı arasında kabul edilemez bir makas açılmıştır.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak bu adaletsizliğin giderilmesi için yalnız söz söylemedik; mücadele ettik.
Türkiye Kamu-Sen öncülüğünde Türkiye’nin dört bir yanından toplanan on binlerce talep dilekçesi, Anayasa Mahkemesi yetkililerine iletilmiştir.
Çünkü biz biliyoruz ki…
Hak, talep edilmeden; mücadele edilmeden ve takip edilmeden kazanılmıyor.
Bugün yapılması gereken açıktır…
Tüm ek ödemeler emeklilik kesintisine dahil edilmelidir. Uzman ve başöğretmenlik tazminatları ve ek ders ücretleri emeklilik kesintisine dahil edilmelidir. Görev aylığı ile emekli maaşı arasındaki makas kapatılmalıdır. Emekli maaşları ve emekli ikramiyeleri insanca yaşamaya yetecek seviyeye yükseltilmelidir. 2023 yılında verilen seyyanen ödemenin emeklilere de yansıtılması sağlanmalıdır.
Ve en önemlisi…
Yıllarca kamu hizmetinde alın teri döken insanların emeklilikten korkmasına neden olan sistem değiştirilmelidir.
Emeklilik, yıllarca verilen emeğin karşılığında huzur içinde yaşanabilecek yeni bir hayatın başlangıcı olmalıdır.
Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen olarak mücadelemiz tam da bunun içindir.
Kamu çalışanlarının görevdeyken de emeklilikte de insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşmaları, alın terlerinin karşılığını almaları ve geleceğe güvenle bakabilmeleri için mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sorunları konuşmak önemlidir; ancak asıl sorumluluk çözüm üretmektir.
Sendikacılık anlayışımız yalnız itiraz eden değil; çözüm üreten, yol gösteren ve sonuç almak için kararlılıkla mücadele eden bir anlayıştır.
Çünkü yıllarca çalışan bir kamu görevlisinin hakkı, emekli olduğunda yoksullaşmak değil; emeğinin karşılığını huzur içinde almaktır.
Emeklilik bir kayıp değil, emeğin karşılığının alındığı bir dönem olmalıdır.













YORUMLAR