Neden macera?
Neden “ben ne dersem o olur” beyni?
Hani nerede bizim önde basmamız?
Neden yan pas geri pas ve kaleciye dönme?
Neden ağır oynuyoruz?
Kadrolar belirlendi; bir teknik adam kardeşimle konuşuyoruz…
Dedi ki…
“Abi nasıl orta alanı bu kadar güçsüz bırakırsın? Mustafa Er ne yapmak istiyor? Bu onun kafasını koparır.”
“Abicim ikinci yarı aklı başına gelir de inşallah ilk yarı gol yemeden soyunma odasına gideriz.” Dedim.
Olmadı.
Hem de 2 gol gördük kalemizde.
Sahi ilk yarı ne oynadık?
Ne yaptı Bursasporlu futbolcular?
Yukarıda belirttiklerimi değil mi?
Uzatmalarla koskoca ilk 50 dakika boşa geçti Bursaspor adına.

Kolayı değil, zoru seçti Er.
Ve sonuçta acı gerçekle karşılaştık.
İlk yarıdaki 2 golü çıkaramadık ikinci yarıda.
Kime yazar bu maç?
Maça hatalı kadro ile çıkan Mustafa Er’e.
Neden bu kadar yanlışta ısrar?
“Ben ne dersem o olur ve ben en iyisini bilirim” mi diyorsun Mustafa Er?
Öyle dünya yok.
Sende Emre Akbaba olsa oynatmazsın.
Elinde bu işi iyi bilen ve topu saklayabilen, oyunu yönlendirebilen Soner varken niye oynatmazsın?
Yok orta alanda teknik oyuncumuz Lincoln var, ikincisi olmaz diyecekler.
Kardeşim bu lig teknik oyuncularla oynanır.
Halil’den ikinci santrafor ’da 10 numara da olmaz.
İlk yarı ne Halil oynayabildi ne de takım.
İkinci yarı yanlıştan döneceğini biliyorduk ta; atı alan Üsküdar’ı geçmişti.
İlk Bodrum, ikinci Iğdır maçlarından sonra köşemde de BÜLTEN MEDYA Spor Alanı izlencemde de belirttim.
Galip gelirken, iyi oynamadığımızı, net hatalar yaptığımızı yazdık, söyledik.
Ne dediler?
“Galip geliyoruz, daha ne istiyorsun?”
Ne ile karşılaşacağımızı gördük.
Futbol oynamış ve biraz idman görmüş herkes bu takımın iyi olmadığını görmüş; ancak “iyi giderken yanlış konuşmayalım” beyninde idiler.
3 maymunu bilirsiniz dostlar.
İşte birileri onu oynadı.
Şapka düştü beyler.
Mustafa Er ayağına çok fena sıktı.













YORUMLAR