Bu haftaki yazımızın konusu, 480 bin memurun merakla beklediği ve ne yazık ki hala sonuçlanmayan 3600 ek gösterge rakamı üzerine olacak.
Ek gösterge, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olarak çalışan kamu görevlilerinin mali haklarını, kadro unvanı, hizmet sınıfı, emekliliğe esas derecesi ve eğitim durumu gibi faktörler dikkate alınarak belirleyen temel bir unsurdur.
Asıl etkisi nedir?
Ek gösterge rakamları, çalışırken alınan aylık brüt ücreti sınırlı ölçüde etkilerken, asıl etkisi memur emekliliği üzerindedir. Yüksek ek gösterge, memurların alacakları emekli aylığı ve toptan ödenecek emeklilik ikramiyesi tutarını doğrudan artırarak, emeklilik sonrası yaşam standartlarını iyileştiren hayati bir düzenlemedir.
Ek göstergenin maaşa etkisi iki ana başlık üzerinden gerçekleşir.
Onlara bakalım…
- Aylık Katsayısı: Memurun ek gösterge rakamı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından her yıl güncellenen “Memur Maaş Katsayısı” ile çarpılır. Bulunan tutar, ek gösterge aylığını oluşturur.
- Tazminat Yansıtma Oranı: Ek gösterge, özellikle emekli aylığı ve ikramiyesi hesaplanırken Tazminat Yansıtma Oranı‘nı belirler. Ek gösterge 3600’e yükseldiğinde, oran genellikle yüzde 85’’ten yüzde145’e çıkar. Bu oran da memurun ek göstergesine bağlı olarak maaş matrahını yükseltir.
Ek göstergenin 2200- 3000’den 3600’e çıkması durumunda çalışanın aylık maaşında ek ödeme ve tazminat yansıtması sebebiyle cüz’i bir artış yaşanır.
Ek gösterge artışı brüt aylığı yükselttiği için emekli keseneğinde küçük bir artışa neden olur, ancak çalışanın eline geçen net maaşı önemli ölçüde yükseltmez.
3600 ek gösterge asıl etkisini emeklilik aşamasında gösterir:
Nedir peki?
Ek göstergenin 2200 veya 3000’den 3600’e çıkması, emekli aylıklarında belirgin düzeyde bir kök maaş artışı sağlar.
İkramiye hesabında, kullanılan katsayılar da yükseldiği için, emekli olurken alınan emekli ikramiye tutarında da önemli ve hissedilir bir artış (Bu hesaplama da hizmet yılı önemlidir) meydana gelir.
Ek gösterge, 2008 yılı öncesi göreve başlayan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi memurların hem emekli aylıklarını hem de emekli ikramiyelerini önemli ölçüde etkilerken, 2008 sonrası göreve başlayan yani 5510 sayılı Kanuna tabi memurlar için ise etkisi ağırlıklı olarak emekli ikramiyesi üzerinden görülür.
3600 ek gösterge düzenlemesi, 15 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Bu kapsamda ilk olarak, birinci dereceye yükselmiş olmak kaydıyla dört yıllık yükseköğrenim mezunu öğretmenler. İki yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu polisler. Alan sınırlaması olmaksızın dört yıllık yükseköğrenim mezunu sağlık bilimleri lisansiyeri hemşireler. Yükseköğrenim mezunu din görevlileri.
Genişletildi mi?
Evet.
Hemen akabinde de kapsam genişletilerek, yine birinci dereceye yükselmiş olmak kaydıyla, avukat, il müdürü, ilçe müftüsü, bekçi, uzman erbaş/jandarma, matematikçi, istatistikçi, denetmen, gelir/muhasebe uzmanı v.s gibi birçok unvanın ek göstergesi de 3600‘e çıkarılmıştır.
Lakin…
Ek gösterge rakamıyla alakalı yaşanan bu güzel gelişmeye rağmen ne yazık ki 480 bin kamu çalışanı kapsam dışında kalmıştır.
- Dönem (2024 – 2025) toplu sözleşmelerinde konu masaya gelmiş ve yetkili konfederasyon ile hükümet arasında 3600 ek göstergeye dair;
“1 inci dereceye gelmiş tüm kamu görevlilerinin Ek Göstergelerinin 3600’e yükseltilmesi için yetkili Konfederasyon Memur-Sen ile bu Toplu Sözleşme dönemi içerisinde çalışma yapılacak.” Maddesi hüküm altına alınmıştır. (İfade yetkili sendikanın sayfasından alınmıştır.)
Sonuç var mı?
Ancak geçen iki yılın ardından 8. dönem Toplu sözleşmede görüldü ki 3600 ek göstergeye dair havanda su dövmenin dışında maalesef hiçbir şey yapılmamış. İşin üzücü ve de memurlar adına vahim olan tarafı 8. Dönem Toplu Sözleşmelerine de yine yetkili (!) sendika sıfatıyla oturan Konfederasyonun 3600 ek göstergeye dair bir önceki dönemde yazdığı ibareyi aynı şekilde değiştirmeden metne eklemesi olmuştur.
Ancak üyelerinden gelen tepki ve itirazlara rağmen hakem kuruluna giderek oluşturulan masada yerini alan Türkiye Kamu-Sen’in saygıdeğer heyeti her zaman olduğu gibi yerinin Kamu Çalışanlarının yanı olduğunu bir kez daha göstermiş, 3600 ek göstergenin 8. Dönem Toplu Sözleşme yılı içerisinde 1. dereceye gelen memurlara verilmesi adına ilgili maddede düzenleme yapılmasını sağlamıştır.
Her zaman söylediğimiz gibi, sendikacılık oturduğunuz yerden söylemle değil, bizzat saha ve alanda mücadele ile yapılır.
Kalın Sağlıcakla……
İbrahim BULUT
Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi













YORUMLAR